“Kaynakları bu kadar zengin bir gezegende yaşayan 7,5 milyar insan açlıktan ölebilceklerine inandırılarak sürekli çalıştırılırken tohumların, hayvanların genetiğiyle oynanıyor ve insanın temel besin kaynağı kontrol altına alınıyordu. Su bile artık başkalarınındı, içebilmek için ödemeniz gerekiyordu. Artık dünyada, kuluçkaya yatmayan tavuklar, filiz vermeyen tohumlar ya da çekirdeksiz meyveler en lüks mağazalarda salaklara değerli olarak pazarlanmaktaydı.”
“Bu ülke de hakkını hukukla aramak isteyenler, içlerinde savaşma istekleri sönüp gidene, uğradıkları haksızlık tatsız bir anı ya da arkadaşlara anlatılan trajikomik bir durum olana kadar bekletirler, yıldırırlar ve bıktırırlardı. Hakkını savunmak akıllarına geldiğinde kendilerini otomatik bir şekilde tembel hisseden bir halk yetiştirilmişti.”