Sanki şu anı, şimdiyi tam olarak yaşayamamak gibi bir şeydir bu duygu. Füsunların evinde, akşam yemeklerinde pek çok kereler o anı sanki geçmişte yaşıyormuş gibi hissederdim kendimi…
O anda televizyonda seyrettiğimiz Grace Kelly’nin filmini ya da bir benzerini daha önce de seyretmiş olurduk; sofra sohbetlerimiz hep birbirine benzerdi, ama bu yüzden değildi bu duygu.
Yaşadığım anları o an yaşıyormuş gibi hissetmezdim kendimi.
Sanki uzaktan o anı seyrediyormuş gibi hissederdim. Gövdem tıpkı bir başkasının gövdesi gibi bir tiyatro sahnesinde şimdiyi yaşarken, ben biraz uzaktan kendimi ve Füsun'u seyrederdim. Gövdem sanki bugündeydi, ruhum ise ona uzaklardan bakıyordu. Yaşadığım şu an, hatırladığım bir şeydi.