Denir ki uçmak bir sanatmış ya da daha çok bir marifet.
Aslında bütün marifet kendini yere doğru fırlatıp yeri ıskalamakta yatıyor.
Bunun için güzel bir gün seçin, diye öneriyordu ve deneyin.
Birinci bölüm kolaydır.
Gereken tek şey kendinizi olanca ağırlığınızla öne doğru fırlatabilmeniz ve canınızın yanmasına aldırmamaya istekli olmanızdır.
Çünkü yeri ıskalamayı başaramadığınız zaman canınız yanacaktır.
Çoğu kişi yeri ıskalamayı başaramayacak ve eğer gerçekten de kuralına uygun bir şekilde deniyorlarsa başarısızlıkları muhtemelen epeyce sert olacaktır.
Açıkça bellidir ki,zorlukları doğuran da bu ikinci kısım, yani ıskalama kısmıdır.
Birinci sorun,yeri kazayla ıskalamanız gerektiğidir. Bile bile ıskalamaya çalışmakta hiç fayda yoktur, çünkü bunu yapamazsınız. Dikkatinizi, yarı yoldayken, aniden bir başka şeye çevirmeniz gerekir, böylece düşmeyi, düşeceğiniz yeri ya da ıskalamayı başaramadığınızda canınızın ne kadar yandığını asla düşünmezsiniz.
Size sunulmuş olan saniye kırıntısı içinde dikkatinizi bu üç şeyden sıyırabilmek son derece zordur. Bu nedenle de seyretmesi heyecan verici bu sporda pek çok kişi başarısızlığa ve hayal kırıklığına uğrar.
Bununla birlikte, eğer o çok önemli anda ilginiz çekilecek, örneğin bir çift güzel bacakla (duyarga,takma bacak,yani sporu yapanın türüne ve/ya da kişisel eğilimlere göre değişebilecek herhangi bir şey) görüş mesafeniz içinde patlamakta olan bir bombayla ya da hemen yakınınızdaki bir dalda yürüyen son derece ender rastlanan türden bir böcekle dikkatiniz dağılacak kadar şanslıysanız o şaşkınlık içinde yeri ıskalamanız ve yerden 3-5 cm yukarıda ve bir parça aptalca görünebilecek durumda asılı kalmanız mümkün olacaktır.
Bu an muhteşem ve hassas bir konsantrasyon için en uygun andır.
artık suyun üzerinde durmak için yaptığınız