Yakup Dağ

Yakup Dağ
@ykp_dg
Dolu rüzgârla çıkıp ufka giden yelkenli! Gidişin seçtiğin akşam saatinden belli. Ömrünün geçtiği sahilden uzaklaştıkça Ve hayâlinde doğan âleme yaklaştıkça, Dalga kıvrımları ardında büyür tenhâlık Başka bir çerçevedir, git gide dünyâ artık. Daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziyâ; Mâvidir her taraf, üstün gece, altın deryâ… Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla. Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır; Hilkatin gördüğü rü'yâ biter, etrâf ağarır. Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri Tâ uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri Mûsıkîsiyle bir âlem kesilir çalkantı; Ve nihâyet görünür gök ve deniz saltanatı. Girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye, Sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: "Yol nereye?" Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan, Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan Duy tabîatte biraz sen de ilâh olduğunu, Rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu. Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız, Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız, Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!… İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. Yahya Kemal Beyatlı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan, başkaları için taktığı maskeye kendi de inandığında, gerçek benliğiyle bağını kaybeder. Artık neyi sevdiğini, neye üzüldüğünü bilemez hale gelir. Dışarıdan güçlü görünür ama içten içe kendine yabancılaşır. En derin kayboluş budur.

Yakup Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·375 syf.·
8 günde okudu
·
2025 12. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 192,5bin okunma

Yakup Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
7 günde okudu
·
2025 11. kitabı
Jonice Webb
8.6/10 · 4.014 okunma
İnsan en çok, kendisine benzemeyeni değil… Benzemekten korktuğunu yargılar. Çünkü yargı, gölge yanının kendini savunma biçimidir. Birini aşırı önemsediğinde ya da küçümsediğinde, içindeki unutulmuş bir parçayla da bakıyorsundur. Sen şimdiye bakarken, o parça geçmişe bakar. Kendi karanlığını tanımazsan, dışarıda her şey ya tehlikeli ya ilahi görünür. İçsel çatışma, iki ayrı kişilik arasında değil… Aynı kişiliğin ikiye bölünüp kendiyle çarpışmasıdır. Bilinçle bilinçdışının savaşı. Artı ve eksinin bir akım yaratmaya çalışması. Ve çoğu zaman bu iki parçadan hangisinin gerçek “ben” olduğunu ayırt edemezsin. İşte o an başlar delilik: İçini dışarıya izletmek… ya da iç dünyanı dışarıda sahnelemek. Sevdiğini sandığında, onun şefkatine değil… İyileşmemiş çocuk yanına sarılırsın. Nefret ettiğinde ise onun karanlığına değil, kendi bastırdığın ihtimallere öfkelenirsin. Ve içindeki savaşı, ısrarla dışarıda kazanmaya çalışırsın. Ama gölgenden kaçtıkça, dünya seni karanlıkla terbiye eder. Çünkü kaçtığın her şey, gittiğin her yerde seni bekler. Ve hayat, görünmek istemeyeni açığa çıkarmaya zorlar.