Bilgelikle şarlatanlık,rahiplikle göz boyayıcılık,başkalarının yardımına koşmakla çıkarcılık arasında topu topu bir adımlık yol vardı ve insanlar özveriyle yapılmış bedava bir yardımı kabullenmektense bir dolandırıcıya paralarını kaptırmayı,bir şarlatanın kendilerini sömürmesini öpüp başlarına koyuyordu.
Hayır değil de evet demeler de,kaçmalarda değil de itaat etmelerde yaşıyordu erdemler,belki biraz da kendi başına buyruk ve etkin davranıp düşünmelerde,yaşamı ve kendini aldatışları bağımsızlık ve sorumluluğa benzeyen bir serap gibi yoklayıp sınamadan kabullenişlerde,belirsiz nedenlerden dolayı bilmeden çok eyleme,düşünsellikten çok içgüdüselliğe yatkın biri olmada sürdürüyordu yaşamını.
Ne bir oyun ne de kendini beğenmişliktir neşe,en yüce bilgi,en yüce sevgidir,gerçeği onaylayıştır tümüyle,derin vadi ve uçurumların kenarında uyanık dikilmektir;bir erdemdir ermişlerde ve şövalyelerde rastlanan,asla yok edilemeyen,kocayıp ölüme yaklaştıkça gücü artan.Güzelde saklı gizdir bu neşe,tüm sanatlardaki gerçek özdür.