"Ne var ki daha doğduğumuz andan itibaren başımıza birtakım işler gelmeye başlar, hayatın zayıf tekeri kuşkuyla ve bıkkınlıkla kaldırır bizi, kerhen sürükler peşinden, eskidir ne de olsa, ağır ağır ezip geçmiştir pek çok hayatı atıl gözcüsünün, uyuklayan ve yarı aralık tek bir gözle bizi seyreden, tüm hikayeleri daha gerçekleşmeden bilen soğuk ayın ışığında.
Tek bir kişinin sizi fark etmesi yeterlidir üstelik -yahut kayıtsız bir bakış atması size-, saklansanız da, kımıltısız ve sessiz dursanız da, inisiyatif almasanız, hiçbir şey yapmasanız da bundan geri dönüş yoktur artık. Kendinizi silmek isteseniz de fark edilmişsinizdir bir kere, tıpkı okyanusun derinliklerinde süzülen bir karaltı misali, görmezden gelmek mümkün değildir hiçbir surette, ya kaçınacak ya yanına gideceksinizdir; bel bağlarsınız birilerine ve birileri bel bağlar size, ta ki siz yok oluncaya dek."