Her doğan gün, ebediyete doğru atılmış bir adımdır; mühim olan yolun uzunluğu değil, Sevgili’ye hangi hâl ile varıldığıdır.
Ölümden korkmuyoruz; bizi korkutan, O Ebedî Sevgili’nin huzuruna hazırlıksız çıkma ihtimalidir.
Allah’a iman eden gönül için hayat, ölümden kaçış olamaz; ancak ölümle başlayacak ebedî kavuşmaya ve sonsuz aşka hazırlanışın adı olur.
Ne erken ne de geç; ben, kendi vaktimde, ezelden takdir edilen o ‘tam vaktinde’ ölmek ve Ebedî Sevgili’ye, sarsılmaz bir imanla kavuşmak istiyorum.
Ömrümün her bir nefesini O’nun rızası dairesinde tüketerek; son nefesimde dilimde şehadet, kalbimde derin bir huzur ve yüzümde teslimiyetin nuruyla huzuruna varmayı O Ebedî Sevgili’den diliyorum.
Zira ölüm, inanan bir gönül için bir yok oluş değil; fânî gurbetten, gerçek vatan olan ebediyete açılan bir vuslat kapısıdır.
___ /Güven Taşdemir