Yapılacak o kadar yorum var ki .. Kelimelerin kifayetsiz kaldığının bir kere daha şahitliğini etmiş bulunmaktayım. Her insanın bu kitapta kendinden bir şeyler bulacağına eminim. Altını çizdiğim cümlelerin haddi hesabı yok . Yolculukta önemli olan bir yerlere varmak değil o yolda neler yaşadığın, neler hissettiğin, neler öğrendiğindir. Aşkın ne olduğunu , nasıl yaşanması gerektiğini göreceksiniz . Kısacası herkesin mutlaka okuması ve hayatına entegre etmesi gereken bir kitap. Keyifli okumalar ..
Belki de hayatımızda dürüstlük kavramını görüp hissedebileceğimiz nadir insanlardandır Sokrates.. Hakkı, adaleti, erdemliliği o ve onun gibilerden öğrenmemiz gerekli. Beni bir çok sözü etkiledi diyebilirim ama aralarında en etkileyen " En kolay ve en asil yol başkalarını susturmak değil , kendinizi mümkün olduğunca iyileştirmektir.". Belki de günümüzün hatta tüm zamanların en büyük sorunu da bu değil mi? Hatalarımızı kabul etmeden onun doğru olduğunu düşünerek , ders çıkarmayıp burnumuzun dikine gitmek.. Umarım Sokrates ve onun gibi insanlar çoğalıp, kaybolup giden hak, adalet gibi kavramlarımızı bizlere hatırlatır ve bizleri kendimize getirtir...
Asıl adı Aristokles olan Platon, iyi insan ve devlet anlayışının, mikrodan makroya yani insandan devlete olacağının anlayışını belirtmiştir. İnsan önce kendisini düzeltmedikçe toplumların düzelmeyeceğini savunmuştur.Günümüzde de sistemin bozukluğundan dolayı yakınıp başarılı olamadığını öne süren toplumun tezinin çürümüş olduğunu görmekteyiz. Zaten sistemleri oluşturan bireylerdir. Bireyler doğruysa sistem doğrudur. Hatta sisteme bile gerek kalmayacaktır.Bundan dolayı Cengizhan'ın da dediği gibi "Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir memleketi kurtarır! " sözünden yola çıkarak önce kendimizi düzeltmemiz gereklidir ki toplum düzelebilsin. Uzun lafın kısası destek yayınlarının bu serisini okumaya devam ettikçe , o uzun sayfalı kitapların boğucu detaylı bilgilerinden daha çok bilgi ve farkındalık kazanacaksınız , kazanacağız. Şimdiden iyi okumalar..
Kitap sade bir dille yazılmış gibi görünse de 1980 lerin ağır diline maruz kalmış. Yeni başlayanlar için önermeyeceğim bir kitap. İçerik açısından da zayıf olduğunu düşünüyorum.
Cennet mekan Abdülhamid Han'ın en büyük sırdaşı yoldaşı ve paşası olan Tahsin Paşa'nın küçüklükten ölünceye kadar geçen anılarını ve en önemlisi de Abdülhamid Han'a yapmış olduğu hizmetleri çektiği çileleri, hainlerin baskılarını, ihanetlerini anlatan roman. Yazılacak üzerine düşünülecek çok konu var. Geçmişini bilmeyen millet geleceğinde kaybolup gider. Tarih tekerrür eder. Dedelerimizin Ruhları şad mekanları cennet olsun ..