Son Senfoni, bir babanın kızını kaybettikten sonra zamanla kurduğu ilişkinin hikâyesi gibi. Roman boyunca zaman donmuş hissi verir; geçmiş sürekli bugüne sızar, beden çökerken zihin geriye gider. Güvertedeki on beş yaşındaki çocuk, Mahler’in sona yaklaşan hayatının karşısına gençliği ve başlangıcı koyar; onun varlığı, Mahler’in kaybettiği zamanı yüzüne vuran sessiz bir aynadır. Uçan balıklar geçip giderken, denizin dibinde kalan yaşanmamış hayatları ve erken kaybedilenleri düşündüm. “Yaşam yanılgılar silsilesinden ibarettir” cümlesi, bu romanın kalbinde atan düşünce gibi duruyor.
Son Senfoni, bir hayatın geç kalmış muhasebesi.
Bekle Beni adlı eser, 68 kuşağını merkeze alarak gençliğin toplumsal olaylar karşısındaki duyarlılığını ele almaktadır. Gençlik, toplum içinde meydana gelen sorunları en derinden hisseden ve bu sorunlara çözüm arayan kesimdir. Bu nedenle toplumsal değişim ve dönüşüm süreçlerinde genç kuşakların rolü her zaman belirleyici olmuştur.
Toplumun kendi içinde barındırdığı sorunları incelemek zor olduğu kadar, bu sorunlara en hızlı tepkiyi veren gençliği araştırmak daha da güçtür. Çünkü yaşam sürekli bir değişim içindeyken, bu değişime en çabuk uyum sağlayan ve yön veren yine genç kuşaklar olmaktadır. Gençlik, hem toplumsal hafızayı taşır hem de geleceği şekillendirir.
Yazar, bu süreci Selim, Leyla ve kızları Zeynep’in yaşamları üzerinden, mektuplar aracılığıyla anlatmaktadır. Mektuplar, yalnızca bireysel duyguları değil; aynı zamanda bir dönemin düşünce yapısını, umutlarını ve çatışmalarını da yansıtır. Böylece eser, 68 kuşağının toplumsal mücadelesini kuşaklar arası bir bakış açısıyla ele alarak okura sunar.
Kitap kapağı iki sandalye bir küçük masa ile tasaranmış. Kitabın ismi ise Kahve Soğumadan Önce.
Kitabınızın giriş cümlesi böyle ‘Geçmişe gidebilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz?’ . Kitabın ilk giriş cümlesi heyecan barındıran bir başlangıçla başlıyor.
Kitapta aynı kafede geçen dört farklı hikaye anlatılıyor . Dört farkılı hikayenin mekanı ise Tokyo'nun ara sokaklarından birine gizlenmiş olan kafe Funiculi Funicula’da geçiyor. Kafe Öyle küçük ki üç masa ve altı sandalye ile mekân baştan başa doluyor. Bu kafenin zamanda yolculuk gibi çok esrarengiz bir özelliği var. Bu yolculuğu yapmanız için uymanız gereken birkaç kural var. Öncelikle zamanda yolculuk yaptığınız sırada oturduğunuz sandalyeden kalkamazsınız, bu nedenle sadece kafenin içinde başka bir zamana yolculuk edebiliyorsunuz. Bir diğer koşul ise yolculuk yaptığınızda kahveniz soğumadan hepsini bitirip dönmeniz. Yoksa sandalyede bir hayalet olarak hapis kalıyorsunuz. Bu zaman yolculuğunu ise kafede geçmiş ve gelecek arasında sıkışmış bir hayaletin tuvalete gitmesini bekleyerek gerçekleştirebiliyorsunuz. Eğer kahvenizi soğutursanız. Geçmiş ve gelecek arasında hayalet kadının yerine sıkışan son yolcu siz olursunuz.
Ve kitapta geçen başka bir alıntı
‘iyi ama neden geçmişe dönmek istiyo?’
Neden mi ?
Pişmanlıklar, özlem , sevgi, hasret ,merak hayatta eksik kaldığını düşündüğümüz anı belki tamamlarız düşüncesi. Şimdiki zamanın değişmeyeceğini bildiğimiz halde belki diyoruz.
Kitapta geçen her bir bölümün ise kendi içinde bir hikayesi var
Aşıklar , Karıkoca,Kız Kardeşler,Anne ve Çocuk her bir hikaye belki diyo…
Günün sonunda, ister geçmişe dönmüş olun ister geleceğe gidin, şimdiki zaman değişmiyor. Bu da akıllara şu soruyu getiriyor: o hâlde o sandalyenin ne anlamı var ?
(…)
Eğer o sandalye bir kişinin bile
Rezonans Kanunu’nu Okumaya başlamam kız kardeşimin önerisi ile oldu. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitapmış. Öve öve bitiremedi. Günlerden bir gün , bir öğle arası kaçamağında kendimi bir kitapçıda buldum. En üst rafta Rezonans Kanunu bana selam veriyordu. Kitabı incelemeden aldım. Yolda incelemeye başladığımda tam bir kişisel gelişim kitabıydı. Yaaa dedim bir kişisel gelişim kitabı mı?
Elimde bir dolu kitap, kütüphanemde okumadığım belki de uzun süre okumayacağım kitaplar arası huzursuzluğuna yeni bir kitap eklendi. Hoş geldin yeni huzursuzluk, Hoş geldin Rezonans kanunu. Neyse herkesin kitaplığında okumadığı birçok kitap olmasına rağmen sahafta elinde birkaç kitapla boğuşuyordur. Alayım mı almayayım mı? Ve alır gittikçe çoğalır kütüphanesindeki okumadığı kitapları. Dedim ki bu sadece benim meselem değil ki bu herkesin meselesi Ve kitabı aldıktan bir sene sonra okumaya başladım. Rezonans kanunu bana geç kalmışlık duygusunu vermedi.Kitaplığımda bir kitap seçerken rezonans kanunu beni buldu .
Kitap ne mi anlatıyor?
Avusturyalı nörolog Sigmund Freud’un geliştirdiği teorileri kaleme alan Pierre Franckh yaptığı çalışmayla hayatımız da hiçbir engel olmasaydı ne olmak istediğimizi, kim olmak istediğimizi, Nasıl sağlıklı olacağımızı , vücudumuzun kendi kendini nasıl tedavi ettiğini , ön yargılarımızı nasıl kıracağımızı, istediğimizi ikili ilişkilerde sevdiğimiz etkilendiğimiz kişiyi nasıl rezonans alanına alacağımızı farklı frekanslarla istemenin ve kalpten isteyerek başarıya ulaşmak için hangi teknikleri nasıl kullanacağımızı anlatan öğreten ya da farkına vardıran etkileyici bir kişisel gelişim kitabı.
Bu kitap okurlarına rehberlik edip bazı düşüncelerin imkânsız olmadığını kanıtlıyor. Negatif düşünce yerine pozitif düşünceyi hedef alıp hayatlarımızı
çürümenin kitabı , Rumen filozof Emil Cioran'ın Fransızca yazdığı ilk eseri olan 1949 tarihli felsefi kitabıdır. Kitabı elinize aldığınız anda bir farklılık hissediyorsunuz. Kelimeler , cümleler, düşünceler yaşamın anlamsızlığı , toplumun yozlaşması size hem yakın hem de uzak düşünceler. Hepimizin hayatımızda bir kere bile olsa yaşamın anlamını, anlamsızlığını sorgulamışızdır. Yaşamın yaşamaya değer olup olmadığına dair yargıya varmışızdır. Yaşamak için sımsıkı tutunacağımız bir dalı aramışızdır….
çürümenin kitabı Anlamsız bir hayatı ,kişilerdeki bıkkınlık hissini kötümserlik duygularını amaç yoksunluğunu , yozlaşmış bir toplumun insan ilişkilerinde özünü yitirmeden, başkalaşmadan, negatif değişmelerini tespit edip analiz etmektedir. Kısa kısa bölümler ve her bir bölüm eğitim sanat siyaset ekonomi felsefe din ve sayamadığım sosyal hayatta karşılaştığımız diğer problemleri çözmeden sadece zihinlerimizi alt üst eden ve bir farkındalık yaratan kitaptır.