Yonca ilay

Yonca ilay
@yoncailay0
Dışarıdan bakınca her şey yolundaydı. Ama içindeki çocuk hâlâ dizleri kanamış halde, “Ben iyiyim” diyordu. Bir gün aynaya baktı ve dedi ki: “Artık kimseyi değil, sadece beni kurtaracağım.”
Serbest Finans Danışmanı
Marmara Üniversitesi
Eskişehir
Bursa, 6 Mart 2004
182 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı

Yonca ilay

, bir kitap okudu
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 193. kitabı
Henry Cloud
8.4/10 · 4.350 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bastırılmış Duyguların Patlaması
10/10
·290 syf.··
Beğendi
·
2025 192. kitabı
Sayfaların her biri bana çocukluğumun kasvetli anılarını hatırlattı. (Küçük bir köyde, toprak yollarda yürürken hissettiğim o boşluk!) Karakoç’un sert, keskin dili sanki beni geçmişime ışınladı; kayıplarımı, haksızlıkları ve sessiz çığlıkları tekrar yaşattı. Bazı şiirlerde o kadar güçlü bir öfke vardı ki, kendimi onların içinde buldum ve bir an durup derin bir nefes aldım: “Bunu ben de hissetmiştim!” Her şiir, bir tokat gibi ama aynı zamanda bir rehber gibi geldi bana. Hayatta karşılaştığım adaletsizlikler, zor kararlar ve direnç anları, Karakoç’un dizelerinde yankı buldu. (İÇİMDE BİR TUTKU, BİR YANGIN!) Bu kitabı okurken fark ettim ki, öfkeyi ve acıyı bastırmak yerine onu kabul etmek, insanı gerçek anlamda özgürleştiriyor. Kendi yaşamımda sıkışmış hissettiğim anlarda, Karakoç’un sert ve duru sözleri bana yol gösterdi. Bir bakışta, bir kelimede, hayatımın bazı eksik parçaları tamamlanmış gibi hissettim. Bazı dizelerde gözlerim doldu, bazı dizelerde ise kalbim hızla çarptı. Her bir şiir, geçmişin gölgelerini aydınlatırken bana güç verdi: “HAYATIN GERÇEĞİNE DİRENEBİLİRSİN!” Bu kitabı okuduktan sonra, öfke ve acıyı bir yük olarak değil, güç kaynağı olarak görmeye başladım. Karakoç’un diliyle kendi hayatımın savaşlarını, kayıplarını ve mücadelelerini yeniden anlamlandırdım. Ve evet… bazı yollar yalnız yürünür ama bazen o yollar, en gerçek güç ve özgürlüğü getirir.
Duygu ve Düşünce
Vur EmriAbdurrahim Karakoç · Altınordu Yayınları · 20211,106 okunma
Gereksiz Endişelerle Yüzleşmek
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 191. kitabı
kendimi yıllardır omuzlarımda taşıdığım taşlardan kurtulmaya çalışırken buldum. (Ne kadar çok şeyi boş yere kafaya takmışım!) Her sayfa, bana geçmişimdeki takıntılarımı, gereksiz endişelerimi ve başkalarının ne düşüneceği korkusunu hatırlattı. Ve birden, gülümsedim; evet, tüm bunlar benim hayatımı boşa harcamama neden olmuştu! Kitap bana, seçmem gereken şeylerin sınırını hatırlattı. Kimi zaman önemsiz ayrıntılara, saçma endişelere takılıp kalıyoruz ve farkında olmadan kendi hayatımızı küçültüyoruz. (Bunu daha önce defalarca yaşadım!) Manson’un esprili, açık ve doğrudan dili, beni sarsarken aynı zamanda gülümsetti; bazen o kadar net ki, kendi kendime “EVET, BU DOĞRU!” demekten kendimi alamadım. Kendi yaşamımda yaşadığım stresli anlar, bu kitabın satırlarında yankı buldu. Büyük kararlar, ilişki karmaşaları, iş hayatındaki sıkışmışlık… her biri, kitabın rehberliğiyle daha az yük gibi hissettirdi. (İÇİNDE BİR HAFİFLİK, BİR ÖZGÜRLÜK HİSSİ!) Manson, bana önemsemeyi bırakmamı değil, doğru olanı önemsememi öğretti. İşte fark burada: Önemsiz olanı bırak, hayatını değerli kıl! “Artık bazı yolları boşuna taşlarla doldurmayacağım” dedim. Bazı duygular, bazı düşünceler… hepsi seçimimiz. Ve ben, artık kendi seçimlerimin farkındayım; geçmişin yüklerini bırakıp, geleceğe daha hafif adımlar atacağım.
İnsan ve Hayat
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama SanatıMark Manson · Butik Yayınları · 201715,4bin okunma
SENİNLE BAŞLAR, SENİNLE BİTER
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 190. kitabı
Kendimi bir aynanın karşısında buldum. O aynada yılların getirdiği hatalar, ertelemeler, kendi kendime fısıldadığım korkular vardı. (Ve evet, bazen o aynaya bakmak cesaret ister!) Kitabın her sayfası, bana kendi içimdeki gücü hatırlattı; öyle bir güç ki, yıllarca fark etmeden göz ardı ettiğim… Kitabın ilk bölümleri, bana kendi yaşamımda ne kadar çok sorumluluk aldığımı ama ne kadarını doğru kullanamadığımı gösterdi. “HER ŞEY SENİNLE BAŞLAR!” cümlesi, bir çınar gibi kulaklarımda çınladı. Ve evet, o an düşündüm; kaç kez kendi potansiyelimi görmezden geldim, kaç fırsatı korkular yüzünden kaçırdım! Sekman’ın öğretileri, bana sadece harekete geçmem gerektiğini değil, nasıl bir fark yaratabileceğimi de gösterdi. (KÜÇÜK ADIMLAR! ama ne kadar büyük değişimlere yol açabiliyorlar!) Geçmişimdeki hataları düşündüm; bazılarını kabul ettim, bazılarını affetmek için derin bir nefes aldım… ve bir anda fark ettim ki, kendi hayatımın pilotu olmayı uzun zamandır unutmuşum. Kitabın ortalarına geldiğimde, kendime dair bir güven ve sakinlik hissettim. Her sayfa, içimde bir kıvılcım yaktı. (Bazen o kıvılcımlar çığ gibi büyüyor ve insanı dönüştürüyor!) Sekman bana, kendi seçimlerimin ve eylemlerimin önemini gösterdi; hayatımın direksiyonunu başkalarına bırakmak yerine, onu kendi ellerime almak… işte bu gerçek özgürlük. Artık ertelemeyeceğim, kendi içimdeki sesi susturmayacağım. Her sayfa, bir hatırlatma gibiydi; “senin elinde, senin hayatın, senin kararların!” Ve işte o an, kendi hayatımın sorumluluğunu yeniden hissettim, ilk defa belki de gerçekten…
Hayata Dair
Her Şey Seninle BaşlarMümin Sekman · Alfa Yayıncılık · 202316,7bin okunma
Kendi kendine konuşmalar
8/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2025 189. kitabı
Don Miguel Ruiz’in Dört Anlaşma kitabını elime aldığımda, içimde bir huzursuzluk vardı. Kendi yaşamımda yıllardır biriktirdiğim “yapmam gerekenler” listesi, başkalarının beklentileri, kendi içimdeki sessiz çatışmalar… (Ve evet, bazen kendimi kaybolmuş hissettiğim anlar oldu!) Kitabın her cümlesi, bu karmaşanın içinde bir ışık gibi parladı. İlk anlaşma, “SÖZLERİNİ ÖZENLE KULLAN” dediğinde, yıllardır söylediklerim ve suskunluklarım aklıma geldi. Hatalarımın çoğu, yanlış anlaşılmalar ve aceleyle fırlattığım kelimelerden kaynaklanmıştı. (O AN, kendi kendime kızdım ama aynı zamanda gülümsedim.) Sözlerimin gücünü fark etmek, bana hem sorumluluk hem de özgürlük verdi. İkinci anlaşma, “Hiçbir şeyi kişisel alma” derken, ben geçmişte aldığım kırgınlıkları, başkalarının sözlerini ve davranışlarını düşündüm. Kaç kez kendimi gereksiz yere suçladım, ne kadar acı çektim… ama Ruiz bana gösterdi ki, bunların çoğu benimle ilgili değilmiş! (NE KADAR AĞIR BİR YÜKÜNDÜ!) Üçüncü anlaşma, “Varsayım yapma”, hayatımda en çok zorlandığım konu oldu. Özellikle ilişkilerimde ve iş hayatımda, bir şeyleri varsaymak yüzünden kaç kez hayal kırıklığı yaşadım… Ruiz’in bu uyarısı, eski hatalarıma yeniden bakmamı sağladı ve nefes aldım. Dördüncü anlaşma, “Her zaman elinden gelenin en iyisini yap”, belki de kitabın en zor ama en özgürleştirici mesajıydı. Hayatımda hep kendimi yetersiz hissettiğim anlar oldu, ama bu cümle bana şunu fısıldadı: “Sen elinden geleni yapıyorsun; yeterince iyi olman için başkasına değil, kendine bak!” İçimde bir ferahlık, bir hafiflik hissettim. (Bazen gözlerim doldu, bazen ise gülümsedim!) Ruiz bana sadece dört kural vermedi; bana kendi hayatımın sorumluluğunu, kendi ruhumun rehberliğini gösterdi. Kendi içimde bir yolculuğa çıkmıştım ve her sayfa, bu yolculukta bir pusula
Duygu ve Düşünce
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,3bin okunma