Puan vermedi·280 syf.·
2026 15. kitabı
Yüksek beklenti bazen okuma deneyimini gereksiz yere etkileyebiliyor. En doğrusu, kitaba kendi hikâyesini anlatması için fırsat vermek. Ben O Değilim'e başlarken de tam olarak bu düşünceyle yaklaştım. Ben O Değilim, baştan sona akıcı bir polisiye-gerilim romanıydı. Sayfalar su gibi aktı ve her bölümde merak duygusunu canlı tutmayı başardı. Büyük ters köşeler ya da "bunu asla tahmin edemezdim" dedirten bir kurgu beklememek gerekiyor. Ama bence kitabın amacı da bu değil. Okuru yormadan ilerleyen, sürekli "bir bölüm daha" dedirten ve tam anlamıyla kafa dağıtmalık bir okuma sunuyor. Kitaba yüksek bir beklentiyle başlamamış olmam, aldığım keyfi de artırdı. Hatta son dönemde okuduğum popüler psikolojik gerilimlerle kıyasladığımda, okuma deneyimi açısından Ben O Değilim'i daha çok sevdim.
Ben O DeğilimMegan Lally · Beta Byou · 2026239 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Mitolojiyi hiç böyle okumamıştım. Klasik mitoloji hikâyelerinin çok ötesinde insanın sevme, sevilme, aşık olma duygularıyla mitolojiyi ilişkilendirmesi kitabı çok farklı bir boyuta çıkarmış. Özellikle aşkı modern erkek ve modern kadın açısından mitoloji ile bağ kurarak anlatması muazzamdı. İnsan aşkı ararken aslında kendini keşfediyor bu kitapta. Mitolojiden başlayarak çıkılan yolculuk ruhsal dönüşümle -evet işte bu- dedirtiyor. İlk sayfalar daha çok beklediğiniz mitoloji. Olimpos tanıtılıyor. Zeus, Kronos, Rhea, Hera, Afrodit, Eros, Psykhe... gibi tanrılar tanıtılıyor. Titanlar çağından bahsediliyor. Bu kısımlar ilk 25 sayfa. Ardından Eros ve Psykhe doğuyor. İşte bu doğumlardan sonra kitap çok farklı bir boyut aldı ve ben kitabı elimden bırakamadım. Eros ve Psykhe arasındaki aşk modern erkek ve modern kadının kendini arayışı, dönüşümü halini alınca o kadar çok altını çizdiğim cümle oldu ki. Yazarın mitolojiyi ele alış biçimi, insanla birlikte aktarışı samimi, içten, sade ve akıcı. Kitap zaten 141 sayfa, çabuk okunuyor ama derinliği kesinlikle 141 sayfanın ötesinde. Okuyucuyu hiç yormadan, keyif alarak bu kadar etkilemek çok ciddi bir yetenek ve bu kitabı iyi ki okudum dedim. Mitolojiye ilgisi olan/olmayan, insan ilişkileri ve duygular üzerine düşünmeyi seven her okurun kitaplığında olmalı diyorum. Çünkü insanı hem insan hem de güzel yapan asıl şey beden değil ruhtu. Aşkım laneti de mucizesi de tek bir farkındalıkla netleşti. , eksik olduğunu bilerek yaşamaya mecbur edilecekti. Nerede bir aşk belirse orada dünya yeniden yaratılacaktı. Çünkü aşk, insanın kendini yaşayan bir nesne sanma halini paramparça etti. Çünkü insan en çok yalnızken kendine yakındı. Ama Eros sadece gülümserdi çünkü onun gücü hükmetmekte değil, hissettirmekteydi.
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202629 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·448 syf.··
2026 147. kitabı
Bazen en tehlikeli maskeler, en samimi görünenlerdir. Bir ekranın ardında kurulan cümlelere, hiç görmediğin birine ve sadece sana gösterilen bir yüze âşık olabilir misin? Peki ya aynı maskenin altında bambaşka bir yüz saklanıyorsa? . Ismarlama 'Şk bana artık insanların birbirine değil, birbirlerinin ekranda çizdiği kimliklere yaklaşmaya çalıştığını düşündürdü. Romanda bir yanda yazı dizisi için insanların neden internet üzerinden âşık olduğunu anlamaya çalışan Larin, diğer yanda kendine kusursuz bir maske yaratmış Aras var. İkisi de farklı nedenlerle başladıkları bir oyunda, hiç hesap etmedikleri duygularla yüzleşiyorlar. . Okurken günümüzün sanal ilişkilerini ve çevrimiçi sohbetlerin büyüsünü çarpıcı bir şekilde gördüm. Kendimi "Acaba hangisi gerçek, hangisi yalnızca görünmek istediği kişi?" diye sorgularken buldum. Çünkü kitap sadece romantik bir hikâye anlatmıyor; güveni, önyargıları ve insanların kendilerini korumak için taktıkları görünmez maskeleri de sorgulatıyor. . En çok sevdiğim şey ise hikâyenin yaz dizisi tadındaki akıcılığı oldu. Sayfalar hızla akıp giderken, geçmişin yükü, ailelerin bıraktığı izler ve affetmenin zorluğu da usulca satırların arasına yerleşiyor. Pınar Pars'ın bu dengeyi hiç yormadan kurabilmesini oldukça başarılı buldum. . Larin'in dergi için yazdığı bölümler ise benim için kitabın en özel ayrıntılarındandı. Bazen bir arkadaş tavsiyesi, bazen de ücretsiz bir ilişki koçu desteği gibi hissettiren bu yazılar, hikâyeye farklı bir katman eklemiş. Karakterlerin ne yaptığının yanında, neden öyle davrandığını da hissedebilmek kitabı benim gözümde daha güçlü kıldı. . Kitap bende "belki de hepimiz bir maske takıyoruz" düşüncesini bıraktı. Ama asıl mesele, birileri o maskeyi düşürdüğünde geriye kimin kaldığı. . Peki sizce insan, en çok yüzünü gösterirken
Ismarlama 'ŞkPınar Pars · Etkiva Yayınları · 20263 okunma
9/10
·218 syf.·
2026 154. kitabı
Aşkın Simyası Mustafa Armağan Mustafa Armağan’ın Haziran 2026’da yayımlanan 50. ve son eseri "Aşkın Simyası", yazarın külliyatında apayrı bir yerde duruyor. 218 sayfalık bu çalışma, ne tam bir şehir ne de tam bir tarih kitabı, her ikisinden de beslenen özgün bir deneme kitabı... Ekseriyeti 3-5 sayfalık kısa ve akıcı denemelerden oluşan kitabı iki ana eksene ayırmak mümkün: İlki, ilahi aşk tasavvuru ve manevi rehberlerin izini süren kısım. İkincisi ise şehirler, mekânlar ve insan ilişkileri üzerinden inşa edilen o derin medeniyet ve yaşam tasavvuruydu. Kitabın dili o kadar duru ve sürükleyici ki, elimden bırakamadan 24 saat bile geçmeden bir solukta bitirdim. Metinler arası geçişler ve üsluptaki aşinalık, okuru yormadan, dingin ve keyifli bir tefekkür yolculuğuna çıkarıyor. Eserde özellikle Mevlânâ ile Muhammed İkbal arasındaki asırlık manevi bağın ve köprünün işlenişini çok başarılı buldum. Bununla birlikte yer yer Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’ne ve Risale-i Nur’a yapılan ufuk açıcı atıflar ile alıntılar metne harika bir ruh katmıştı. Genel hatlarıyla çok keyif alarak okuduğum ve beğendiğim bir kitap oldu. Belki bazı temalar ve felsefi arka plan bir parça daha derinleştirilebilirdi lakin bu haliyle de kalbe ve zihne dokunan bir eser olmuş...
Edebiyat
Aşkın SimyasıMustafa Armağan · İnsan Yayınları · 20261 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:11
Amin Maalouf zaten çok severek okuduğum bir yazar Afrikalı Leo dışında tüm kitaplarını beğenmiştim. Doğu’nun Limanları da harika bir seçim oldu iyi ki okumuşum Maalouf’un en güçlü yanı tarihi ve politik konuları kurguyla harmanlayıp yormadan aktarabilmesi bence.. Hem Doğulu hem Batılı bir karakterin hayatını okuyoruz ve adam sürekli “ben nereye aitim?” diye bir arayış içinde. Birbirinden farklı kültürlerin, dillerin, dinlerin buluştuğu bu limanlarda insanların farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabildiğine şahit oluyoruz. Ama en güzel yanı savaşın, sürgünün olduğu yerde bizi heyecanlandıran bir aşk hikayesi var. Müslüman bir adamla Yahudi bir kadının evliliği… Zaten baştan zor, üstüne bir de savaşlar, ayrılıklar falan eklenince iyice imkansız hale geliyor… Bu arada konu olarak Silahlara Veda ve Yüzbaşının Kızı kitaplarına çok benzettim. Frederic -Catherine’nın ve Grinyov - Maşa’nın yine bir savaş sürecinde yaşadıkları imkansız aşklarına aşırı benziyordu. Gayet akıcıydı okumanızı tavsiye ederim büyük keyifle okudum ben. Kitaplarla kalın her daim •
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
BENİM YOLUM SENSİN
Puan vermedi·186 syf.··
2026 91. kitabı
Sıcacık Bir Hikaye: Benim Yolum Sensin Karadeniz’in o sakin sahil kasabasında, ailesinin kafesinde çalışan ve çiçekçi dükkanıyla ilgilenen Asya’nın hayatı tam bir huzur sığınağı. Türk dili ve edebiyatı mezunu olan Asya'nın çiçeklerle kurduğu o bağ, onlara birer canlı gibi yaklaşması ve her birinin efsanesini bilmesi içimi sıcacık yaptı. Bu dingin düzen, bölgeye bir otel projesi için gelen şehirli mimar Toprak’ın gelişiyle bambaşka bir hal alıyor. Planlı yaşamayı seven, kariyer odaklı Toprak ve aşka inanan Asya'nın yolları kesiştiğinde, aslında tahminimizden çok daha büyük bir dünyanın kapısı aralanıyor. Hikaye sadece naif bir aşkla da sınırlı kalmıyor; büyük bir şirketin gizemli sahibi olan Cesur Baybars'ın esrarengiz bir ölüm tehdidi almasıyla işler iyice sarpa sarıyor. Sanal dünyada "Kızıl Kraliçe" olarak bilinen Asya, kendini bir anda tehlikeli sırların ve Cesur’un karanlık geçmişinin tam ortasında buluyor. ​Bir yanda Toprak’ın Asya sayesinde doğayı keşfedişi, o titiz adamın çamura bulandığında bile mutlu olmayı öğrenmesi ve birlikte kurabiye yaptıkları o tatlı anlar var; diğer yanda ise kasabanın üstüne çöken bu esrarengiz gölge... Kitap, insanı yoran büyük gerilimler yerine tatlı bakışmalarla ilerleyen o samimi havayı çok güzel korumuş, arkadaki gizemle de merakımı hep canlı tuttu. Ağır ve yorucu okumaların arasında tam anlamıyla bir nefes alma durağı oldu benim için. Satır aralarında  ruhumu dinlendiren, çok güzel sıcacık bir anlatımı var. Bence Keyifle,kendinizi yormadan okuyacağınız huzurlu ve gizemli bir aşk hikayesi..
Benim Yolum SensinEcrin Su Acar · Patara Kitap · 20264 okunma