10/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2026 235. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:37
MUHTEŞEM AYIPLAR Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgâr Yüzüme çarpılacak bir kapı bulmalıyım Dışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek için Ruh halini metale yenik düşen ahşabın Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonunda Hissemden çoğunu almak muhteşem ayıplardan Öpen dudaklar ahşap, okşanan metal ise Sevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyor İlk celsede beraat ettiriliyor deniz Soru metal, yanıt ahşap, asılan bir sokağa Cadde adım verecek kadar İncelikliyiz İstiridye konusunda usta olsam ne çıkar İnci bulamadıktan, inci bulamadıktan... Zıtların birliği çok can yakıcı tanrım! Gövdem metal, ruhum ise ahşaptan Ağaç ile dâr sözcüğü yer değişmiş, aldanma Sallanan bedenlere bakınca göreceksin Yoruldum, uykum geldi,sözlerim kapanıyor Terzi ahşap, kumaş metal, kırılmış bir iğneyim Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyor Şehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başı Kanın sızdığım gördüm bir çivinin sesinden Karıştırmak zorundayım metal ile ahşabı
Şiir
Ahşap AnahtarAbdülkadir Budak · Yazılı Kağıt Yayınları · 201631 okunma
Yırtıcı Kuşlar Zamanı İnceleme
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 02:40
Ahmet Ümit'in romanını ilk kez okuyan biri olarak, okuduğum diğer polisiye romanları kadar keyif alamasam da kitap bir şekilde beni sürükledi ve sonlara doğru hikayenin içine çekmeyi başardı. 400 sayfa boyunca kitabın verdiği hissiyatın veya atmosferin aynı olmasından mıdır bilmiyorum ama okurken yoruldum. Olaylar tam çözüldü tamam artık şu kişiymiş derken bir anda hiç aklıma gelmeyen bir karakterin suçlu çıkması şaşırtıcıydı ve keyiflendirdi. Her şey beklediğim gibi çıksaydı okumaktan pişman olabileceğimi düşünüyordum. Kitabın sonunda daha uzun bir bitiş bekliyordum sanki aniden kesilmiş gibi hissettirdi. Yine de Ahmet Ümit karakterleri öyle ısındırıyor ki insana, öyle kendindenmiş gibi hissediyorsun ki sonu beklediğim gibi bitmese de ben kendi zihnimde karakterleri hâla konuşturmaya devam ettim. Gerçekten çok önemli konulara değinilmiş içeriğe, konuya sahip bir kitap. Emeğinize sağlık.
1000Kitap
Yırtıcı Kuşlar ZamanıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202413,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·392 syf.·
2026 123. kitabı
Polisiye romanlarini okumayi seviyorum ama gercekten bu kitapta yoruldum. Önce Grace'in hayatı ile başlayip sonra üvey ailesi olan Artemis hanedanlığının fertlerini nasil ortadan kaldırdığını okuyoruz ama bariz saçma yerler vardı. Neyse sonunda ters köşe var o kısım hızlı gitti. Bu kitap bana uymadı diyorum sadece.
2026 Okuma Raporları
Aileni Nasıl ÖldürürsünBella Mackie · Athica Yayınları · 2023145 okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2026 47. kitabı
EYVALLAH diyerek başlıyorum ama anlatacaklarımdan sonra sen ne dersin bilmiyorum. Kısacık bir trajikomedi: Estragon & Vladimir arkadaştır & Godot adlı birini beklemektedir. Bir gün beklerler, aralarında sohbet ederler ama çoğunlukla konuştukları=hiçtir, önemsizdir, öylesinedir. İkinci gün olur, beklerler, önceki günün tekrarı olur... Üçüncü gün olur, durum değişmez... Gelelim neden eyvallah dediğime, doğru düzgün ne geçiyor derseniz kitapta bir şey yok derim ama 2-3 cümle karşıma çıktı & üstüne düşündüm, durdum. Sonra da anladım ki işte hayat böyle, her gün bir şekilde yaşıyoruz, umutla, yarının getireceklerine olan merakla, özlemle & sabırla. Sonuç ne peki? Ben sevdim, hiçbir şeyin olmadığı bu kitapta çok da yoruldum düşünmekten açıkçası bana iyi de geldi. Sevdiğim cümleleri de alıntıladım belki bir fikir oluşturur sende de. Kitapla kal -.-
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınları · 202110,1bin okunma
7/10
·520 syf.··
2026 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:01
Usta ve Margarita okurken insanı hem büyüleyen hem de zaman zaman yoran kitaplardan biri. Benim için de okuması kolay bir roman olmadı. Özellikle ilk bölümlerde kim kimdir, ne gerçektir, ne hayaldir anlamakta zorlandım. Üstelik Mihail Bulgakov 'un metaforları ve göndermeleri o kadar yoğun ki bazı yerlerde hikâyeyi değil, hikâyenin arkasındaki anlamı takip etmeye çalışıyormuş gibi hissettim. Buna rağmen kitap bitince insanın zihninde uzun süre kalıyor. Romanın yüzeydeki hikâyesi, şeytanın Moskova'ya gelişiyle başlayan tuhaf olayları anlatır. Ancak aslında kitap tek bir hikâyeden oluşmaz. Bir yanda Profesör Woland ve çevresindekiler aracılığıyla Sovyet toplumuna yönelik keskin bir hiciv vardır. Diğer yanda Usta'nın yazdığı Pontius Pilatus ve İsa hikâyesi bulunur. Bir yanda da Usta ile Margarita'nın aşkı anlatılır. İlk bakışta birbirinden kopuk görünen bu üç anlatı zamanla iç içe geçer. Kitabın zorlayıcı olmasının en büyük nedeni de budur. Bulgakov doğrudan konuşmak yerine semboller kullanır. Woland yalnızca şeytan değildir; aynı zamanda ikiyüzlülüğü ortaya çıkaran bir güçtür. Moskova'daki insanlar şeytandan çok daha ahlaksız ve açgözlü görünürler. Bu nedenle romanda asıl kötülüğün şeytan değil, insanın kendi zaafları olduğu hissedilir. Ayrıca yazar kitaptaki fantastik olayları gerçeküstü bir eğlence aracı olarak değil, toplum eleştirisini yapmak için kullanmış. Beni en çok etkileyen noktalardan biri ise sanat ve özgürlük meselesiydi. Usta'nın yazdığı roman nedeniyle dışlanması ve eserini yok etmeye çalışması, kitap boyunca hissedilen baskı, sansür ve yalnızlık duygusu aslında yazarın yaşadığı dönemin bir yansımasıdır. Bu yüzden Usta karakteri sadece bir roman kahramanı değil, biraz da Bulgakov'un kendisi gibidir. Margarita ise romandaki en güçlü karakterlerden biridir. Onun hikâyesini
Edebiyat
Usta ve MargaritaMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,1bin okunma
7/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
Okurken yoruldum, içim daraldı, acı çektim; bazı sayfalarda ağlamaktan nefesim kesildi. Yalan yok, zaman zaman sıkıldığım da oldu. Ama bırakamadım. Onları bırakamadım. Çünkü bunca acıdan sonra güneşin doğduğunu görmek zorundaydım. Timur ve Ahu… Sizi yüreğimin en güneşli köşesinde saklayacağım, hiçbir karanlığın size dokunmasına asla izin vermeyeceğim. Bülbül Kapanı bana bazen umut etmenin ne kadar zor olduğunu; ama en boğucu karanlıklara bile güneşin bir gün doğacağını o kadar güzel gösterdi ki… Son sayfayı kapattığımda geriye buruk bir tebessüm ve hüzünlü bir sevgiden başka hiçbir şey kalmadı. Canlarım, sizi aklım gayet başımda seviyorum.
Bülbül Kapanı IVLoresima · Ephesus Yayınları · 20251,052 okunma