Suç ve Ceza'dan sonra okuduğum ikinci Dostoyevski romanıydı. Aslında psikolojik bir roman okumak istedim ve aklıma ilk Dostoyevski geldi. Nihayetinde psikolojinin uzmanı olduğunu düşünüyorum. Bir tavsiyeye binaen de okumaya karar verdim.
Biraz yavaş aktı kitap, evet psikolojik bir kitap ama hala daha çözümleyemediğim tahliller var. Çok değişik bir psikolojiyi betimlemiş yazar; ama şunu da söylemeliyim ki herkes hiç olmazsa birkaç konuda kendi psikolojisinden bir şeyler bulacaktır bu kitapta.
Kitap dünyaya küsmüş birinin -bir paranoyak da diyebilirim belki- iç çatışmalarını ve hezayanlarını anlatmış. İyi dediğine aniden kötü diyen, insanları bir dost bir düşman ilan eden, planladığını son anda bozan plansızlığa boğulan, cesur bir şekilde davranan ama son anda korkan, sevip sevmediğini bile anlayamayan hisleri tamamen düğüm olmuş baş karakterin bu çatışmalı dünyasını takip etmek yordu okurken açıkçası. Ama yine de birşeyler buldum kendimden ve herkes bulacaktır. İyi okumalar...