Yusuf Kaan

Yusuf Kaan
dum spiro, spero
Eski psikoloji okulları genel olarak günümüzde kaybolmuştur; bugün için psikoloji alanına iki genel görüş hakimdir. Bunlardan biri olan insancıl görüş, insan yaşantı ve davranışlarının, belirli bir kişinin davranışlarının yanı sıra, hislerinin, güdü ve isteklerinin incelenerek daha iyi anlaşılacağını belirtir. Diğeri olan modern davranışçı görüş ise psikolojinin hisler gibi gözlenemeyen içsel durumları değil de gözlenebilen davranışı incelemesinin en uygun olduğunu savunur.
Sayfa 7
Eğitim
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birçok kişi bir psikolog ile psikiyatr arasındaki farkı karıştırır. Bu karıştırma anlaşılabilir, çünkü her ikisi de çoğu kez benzer işler yaparlar. Yani, psikolojik sorunları olan kişileri tedavi ederler. İkisi arasındaki en belirgin fark, klinik psikoloğun normal olarak Bilim Doktoru (Ph. D.) derecesi, psikiyatrın ise Tıp Doktoru (M. D.) derecesi olmasıdır. Bu farka göre psikoloğun tıp eğitimi yoktur ve bu yüzden tıbbi tedavi (ilaçlar, ameliyat ve benzeri terapi çeşitleri) uygulayamaz. Aynı zamanda bir tıbbi bozukluğun olması halinde hastanın bir psikiyatr tarafından görülmesi gerekir. Ayrıca bir hastayı ancak bir psikiyatr hastane bakımına ve tedavisine alabilir. Öte yandan iyi eğitildiklerinde her ikisi de aynı ustalıkla psikoterapi uygulayabilirler. Başka bir farklılık, çok açık olmasa da, psikologların araştırma alanında genellikle daha iyi eğitilmiş olmalarıdır ve edegen (active) olarak araştırma yapan psikolog sayısı çok daha fazladır.
Sayfa 7
Eğitim
Giriş konuşması olmadan, "Hayatlarımıza hakim olan roller," diye başladı Mellery, "farkında olmadıklarımızda. Bizi durmadan bir yerlere götüren ihtiyaçlarımız, aslında farkına varmadıklarımızda'. Mutlu ve özgür olmak için, oynadığımız rolleri ne için oynadığımızı görmeli ve göremediğimiz ihtiyaçlarımızı su yüzüne çıkarmalıyız." Sakince, düz bir tonla konuşuyordu ve katılımcılar pür dikkat onu dinliyordu. "Arayışımızdaki ilk engel, kendimizi tanıdığımızı, bizi nelerin motive ettiğini anladığımızı, durumlar ve etrafımızdaki insanlar karşısında hissettiklerimizi neden hissettiğimizi bildiğimizi farz etmek olacaktır. İlerleme kaydedebilmek için, açık fikirli olmamız gerekiyor. Kendimle ilgili gerçeği bulabilmek için, bunu zaten bildiğimi söylemeyi bırakmalıyım. Eğer ne için orada durduğunu anlamayı başaramadıysam, yolumda duran kayayı asla yerinden kaldırmamalıyım." Tam Gurney onun son söylediği cümleyle Yeni Nesil sorunlarını ele almaya başladığını düşünürken, Mellery'nin sesi aniden yükseldi. "Kayanın ne anlama geldiğini biliyor musunuz? Kaya kendinizsiniz, olduğunu düşündüğünüz kişi. Olduğunu düşündüğünüz insan sizi öyle bir yere hapsediyor ki, ışıksız, yemeksiz ve kimsesiz bir başınıza kalıyorsunuz. Her ikisi de aynı anda yaşadığı sürece, olduğunu sandığınız insan gerçek sizi öldürmeye çalışıyor." Mellery bir an üzerine umutsuzluk çökmüşçesine, duraksadı. İzleyicilere gözlerini dikti ve nefeslerini tutuyor olduklarını gördü. Konuşmaya başladığında sesi, normal konuşma seviyesine inmişti fakat hâlâ duygu doluydu. "Olduğumu sandığım insan gerçekte olduğum insandan ölesiye korkuyor; diğer insanlar onun hakkında ne düşünürler diye korkuyor. Gerçekte olduğum kişiyi bilseler bana neler yaparlar? En iyisi güvende olmak! En iyisi gerçek insanı saklamak, ona işkence etmek, onu
Sayfa 149
Gurney arkadaşının gözlerinin içine baktığında, yıkılmakta olan bir hayatın korkusunu gördü. Başını salladı. "Gitmeden önce bir soru daha... Justin'e 'iç çatışmalar'la ilgili konuşmasını söylediğini duydum. Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorum." Mellery kaşlarını hafiften çatarak "Çok şey kaçırmadın," dedi. "'Çatışma' bölünme, bir şey içindeki ikilik anlamına gelir. İçimizdeki savaşları anlatmak için bu kelimeyi kullanıyorum." "Jekyll ve Hyde gibi mi?" "Evet ama bunun da ötesinde bir şey... İnsanların iç dünyaları çatışmalarla doludur. Bu bizim ilişkilerimizi şekillendirir, kızgınlıklar yaratır ve hayatlarımızı mahveder." "Bir örnek ver." "Yüzlerce örnek verebilirim. Mesela en büyük çatışma kendimizi görme şeklimiz ve başkalarını görme şeklimiz arasındadır. Örneğin, biz tartışıyor olsak ve sen bana bağırsan, bunun sebebinin senin öfkeni kontrol edememen olduğunu düşünürüm. Fakat ben sana bağırsam, bunun sebebini kendi öfke kontrolsüzlüğüm değil, senin kışkırtman olarak görürüm. Bağırmamın uygun bir tepki olacağı ve senden kaynaklanan bir şey..." "İlginç." "İkimiz de benim sorunlarıma benim durumumun, ama senin sorunlarına kişiliğinin sebep olduğunu düşünecek kadar köşeye sıkışmış görünüyoruz. Bu problem yaratıyor. Benim her şeyi kendi bildiğim gibi yapmak istemem mantıklı gibi görünürken, senin her şeyi bildiğin gibi yapmak istemen çocukça görünüyor. Ben daha iyi hissettiğim, sen daha iyi davrandığın zaman daha iyi bir gün olacak. Ben her şeyi olduğu gibi görüyorum. Sen her şeyi mantığının çarpıttığı şekliyle görüyorsun."
Sayfa 161

Yusuf Kaan

, 1000Kitap'a katıldı.