Yusuf Filiz

Yusuf Filiz
Elhamdüllilah •Part time okur •İnönü Üniversitesi|Psikolojik Danışmanlık
Yerin asla dolmayacak Martin
10/10
·517 syf.··
2026 30. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 22:50
Yerinin kesinlikle hiçbir roman ile dolmayacağından emin olduğum bir romanı yeni bitirdim. Daha önce nasıl okumamışım dediğim, şimdi ise nasıl da hızlı bitti yerine ne okuyacağım dediğim bir roman oldu. Yazının devamı Spoiler içerir :) Son sayfalarını gözlerim dolu buğulu görünen metinleri okuyarak bitirdim. Hedeflerin, arzuların, olmasını her şeyden çok istediğimiz şeylerin tarifsiz mutluluğunu tahmin edebilirsiniz. Ya bu hedeflerin hepsinin gerçekleşmesinden sonra düşülen boşluğun karanlığını, korkunçluğunu düşünsenize… Martin eden genç bir denizci kardeşimiz. Burjuva sınıfından Ruth’a aşık(?) oluyor. Bu eğitimsiz genç Eden kitaplarla, okumayla ve yazmayla tanışıyor. Kendini geliştiriyor. Ruth’un hayali adeta mest ediyor onu. Aç kalıyor, kirasını ödeyemiyor,eşyalarını rehin için veriyor. Ama yazmaktan asla vazgeçmiyor. Bir işe gir ve çalış diyen herkese rağmen( Ruth da dahil). Hikayeleri yazdığı yazılar defalarca geri dönüyor, başarısızlık adeta ruhuna işliyor artık. Her şeyden çok sevdiği Ruth artık onu terk etmiştir. Romanın sonlarına doğru yazıları kabul almaya basılmaya başlanıyor. Martin yazdığı eserlerden beklenmedik paralar kazanmaya başlıyor. Ama artık sorun beynindeydi her şey bir o kadar anlamsız geliyordu artık. O eseler daha önce de yazılmıştı ve eskiden onu okuyan herkes boşa kürek çektiğini söylüyordu. Şimdi Eden’in peşindeydiler. Adeta kafasında çınlayan cevabını veremediği o soru defalarca tekrarlanıyordu. “Onlar daha önce de yazılmıştı.” Hayat her şeyden çok daha fazlasıydı artık istemediği kadar çok parası vardı. Ama artık bir o kadar da anlamsızdı. Martin neye aşıktı? Saatlerce, günlerce yatmamasına sebep olan tutkuyu şimdi neden kesintisiz uykular almıştı? Amaç neydi? Ruth, para, şöhret… hiçbiri! Amaç romanın başından beri kendini
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tüm kaybolanlara...
7/10
·392 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 13:50
“Hayatın en çetrefilli meselesi, çözülmesi en zor sırrı, gerçekte kim olduğunuzdur.” Kendi iç savaşımızı verdiğimiz, kaybolduğumuz, kim olduğumuzu saatlerce, günlerce düşündüğümüz zaman dilimleri olur. Nereye tutunacağınızı hatta tutuncak bir yerin dahi olup olmadığını bilemezsiniz. 40 yaşına basan Hakan doğduğundan beri kaybolan, başka ölü bir kimliğin sahibi kaybolan hatta hiç var olmamış Hakan… Kaybolmak aniden gelişen bir şey olmuyor, sürece yayılan ama aniden kafaya dank eden bir şey. Yaşadığımız hayatta ne kadar varız? Kaldırımın kenarında bir köşeye oturmuş buradayım diye bağıran benliğe çok yabancıyız. Sonay, bir diğer kaybolan Hakan şüphesiz şefkat dolu kollarıma sığınmalıydı Sonay’ın. Yıldız ağır geçen bir geçmiş ve belki de en çok kaybolan… Kitap boyunca sizi adeta boğan betimlemeler olmasına rağmen bazı cümleler için bile okunmaya değer bir kitap. Stayin’ Alive da unutmamak gerek:) “Kaybolmuş bir insanın, kendisini ancak bir başkasında bulabileceğine bütün kalbimle inandım. Mühim olan o insanı bulabilmek. Aynı kederi paylaştığınız o ruhla karşılaştığınızda, tanıdık bir şeyleri görmek umudunuzu diriltir.”
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,2bin okunma
Sizin düzeniniz çocukları bile öldürüyor!
7/10
·192 syf.··
2025 8. kitabı
Kaç nesildir bu topraklarda düşünen,yazan çizen insanlar hapishanelerde çürür. Tek suçu okumak,yazmak olan insanlardık. Okumanın suç olduğu, aydın biri olduğunuz için her türlü işkenceden geçebileceğiniz 68/70 Türkiye’si. Kalemini sevdiğim Zülfü Livaneli nin en son kitabı Bekle Beni aşkın, direnişin, taştan sert mapushane yatağının, koğuşu kutuplara çeviren soğukluğu, Selim’in içini saran Leyla’nın sıcaklığı,küçük kızı Zeynep’in o masum gülüşleri,bitmeyen umut,beklemenin tahmin edilemez ağırlığı,Beklemek.. Belki işkencenin kendisinden daha ağır. İki kilometre ötedeki cezaevinin avlusunda henüz 17 yaşına girmiş bir çocuğu darağacında asacaklar, çırpınarak boğulmasını zevkle izleyecekler. Birileri de bu sırada taze bir mezar kazmakla meşgul olacak. Sizin düzeniniz çocukları bile öldürüyor.(sayfa 118)
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma