“Hayatın en çetrefilli meselesi, çözülmesi en zor sırrı, gerçekte kim olduğunuzdur.”
Kendi iç savaşımızı verdiğimiz, kaybolduğumuz, kim olduğumuzu saatlerce, günlerce düşündüğümüz zaman dilimleri olur. Nereye tutunacağınızı hatta tutuncak bir yerin dahi olup olmadığını bilemezsiniz.
40 yaşına basan Hakan doğduğundan beri kaybolan, başka ölü bir kimliğin sahibi kaybolan hatta hiç var olmamış Hakan…
Kaybolmak aniden gelişen bir şey olmuyor, sürece yayılan ama aniden kafaya dank eden bir şey.
Yaşadığımız hayatta ne kadar varız? Kaldırımın kenarında bir köşeye oturmuş buradayım diye bağıran benliğe çok yabancıyız.
Sonay, bir diğer kaybolan Hakan şüphesiz şefkat dolu kollarıma sığınmalıydı Sonay’ın. Yıldız ağır geçen bir geçmiş ve belki de en çok kaybolan…
Kitap boyunca sizi adeta boğan betimlemeler olmasına rağmen bazı cümleler için bile okunmaya değer bir kitap. Stayin’ Alive da unutmamak gerek:)
“Kaybolmuş bir insanın, kendisini ancak bir başkasında bulabileceğine bütün kalbimle inandım. Mühim olan o insanı bulabilmek. Aynı kederi paylaştığınız o ruhla karşılaştığınızda, tanıdık bir şeyleri görmek umudunuzu diriltir.”