Emniyet kemeri takmamak son derece ahmakça geliyor bana. Kemeri bağlı olmadığı için ölenlere pek de öyle derinden üzülemiyorum. Doğal seleksiyon. Kalp krizinden ölenlerin hepsine de üzülmemek gerekir diyorum, ya da alkol komasına girip kusmuğunda boğulanlara. Aralarında, tüm çocuklukları boyunca kızlarına tecavüz eden babalar da olabiliyor.
Bize, gene yalnız yol göründü. Bu defteri Emine'ye teslim edip tek başıma, yarı aç, yarı çıplak ve böğrümden kanım sızarak bitmez tükenmez uzaklara doğru yürüyeceğim.
Ateşe atılmış bir adamın yüzüne akıtılan bir damla suyun değeri nedir? Bir gece yarısı,
bir çölde yolunu şaşırıp kalmış adama, uzaktan gönünen bir ışığın değeri nedir?
Hasta döşeğinde müthiş sancılarla kıvrandığımız anda elimizi sıkan elin değeri
nedir? Haksız yere darağacına giden bir masum indinde, son saate yetişen adalet
hükmünün değeri nedir? Çarmıhtaki İsa'nın ayağı dibinde ağlayan Magdalanalı Meryem'in gözyaşının değeri nedir?
Düşman eski haritalar üstünde Ankara adını taşıyan kerpiçten şehire girebilir. Onu, bir iki gülle ile tarumar edebilir. Fakat aynı adı taşıyan ruha nasıl el uzatabilir? Onu, nasıl zapteder? O ruh bugün, burada ise, yarın orada esecektir. Öbür gün bir fırtına haline girip kendisine daha yüksek, daha yalçın bir tepe bulacaktır. Orada gürleyecektir.