yücelözmen

8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2017 30. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2017 03:16
Stefan Zweig’dan yine bir novella. Kitap 70 sayfadan oluşuyor ve alıştığımız Zweig kitaplarında olduğu gibi yine bir kadın kitapta başrolde ve bu kadının yaşadıklarını yine çok iyi anlatıyor bize yazar. Varlıklı, kültürce kendisinden üstün kocasıyla ve iki çocuğuyla mutlu mesut geçinen konforlu, sosyetik, sakin bir hayatı olan Irene’nin 8 yıllık evliliğinden sıkılarak kocasını aldatma hikayesi. Fakat sonrasında bir şantajcının bu ilişkiyi ifşa edeceğini söyleyerek kadını büyük bir korkunun ve her şeyin ters yüz olacağının endişesine sürüklemesi ve gittikçe uçuruma doğru sürüklenmesi anlatılıyor. Kadının konforlu, her türlü tehlikeden uzak, güvenli hayatı yaşadığı macera sonrasında elinden kayıp gitmektedir.
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

yücelözmen

, bir kitap okudu
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
13 saatte okudu
·
2017 30. kitabı
Stefan Zweig
8.2/10 · 125,1bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2017 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2017 09:02
Stefan Zweig’in “Satranç” romanından sonra okuduğum 6.kitabı. Bu kitaptan önce “Bir Kadının Yaşamından 24 Saat, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Ay Işığı Sokağı, Mecburiyet, Bir Çöküşün Öyküsü” Kitapların çoğunda kadınları çok iyi anlatıyor Zweig. Romanlarında ve hikayelerinde bir diğer ortak nokta tutku.Tutkuyu ve tükenişi o kadar güzel anlatıyor ki bu anlatım karşısında büyüleniyorsunuz. Hele de kısacık kitaplara rağmen yazar betimlemeleri o kadar güzel veriyor ki bu betimlemelerin hiçbiri gereksiz ve olay örgüsü ile ilgisiz değil. Gelelim romanımıza 60 sayfalık uzun hikaye, kısa roman yani bir novellada bir erkek hekimin bir gemi yolculuğunda tanımadığı bir kişiye Hollanda’nın sömürge ülkelerinin birine çalışmak için gittiği Doğu Hint Adaları’nda yaşadığı ve kendisini derinden etkileyen olayı anlatmasıyla başlıyor. Amok Koşucusu, hekim olarak yardıma ihtiyaç duyan bir insana el uzatmanın vicdani yükümlülüğüyle kendi karmaşık duyguları arasında sıkışıp kalan sonrasında kadına yardımı bir saplantı haline getirip bir nevi öldürücü delilik olan hummanın, amokun etkisi altına girer. Bu arada kitabın 30 ve 31. Sayfalarında kitaba adını da veren Amok şu şekilde anlatılıyor: “ ... Amok'un ne olduğunu biliyor musunuz? “Amok mu?.. Sanırım hatırlıyorum... Malezyalılarda görülen bir tür sarhoşluk...” “Bu sarhoşluktan daha fazla bir şey... bu delilik, bir tür insan kudurması... ölümcül, anlamsız bir saplantinin krize dönüşmesi hali, bunu başka hiçbir alkol zehirlenmesiyle kıyaslayamazsınız... orada kaldığım süre içinde bizzat ben de birkaç vakayı inceleme firsat buldum -söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz- ama kaynağının korkunç gizemini ortaya çıkarmayı başaramadım. Bir şekilde iklimle ilgisi vardı, ani bir patlama noktasına
Edebiyat
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,9bin okunma
Zamanın Oyunu
Özlemini duydugu şan, ölümüyle zorla elde etmek istediği ölümsüzlük, adının yanından teğet geçmişti: Yazgısı, önemsiz olayların tozuyla dumanının altında kalmıştı. Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.
Sayfa 48·Kitabı okudu