Yüksel Yüksel

İbn Sina.. Biraz sıradışı olmaya gör !
Bu kadar kolay ve basit değildir bana dinden çıkmış deyivermek Kimsenin dine inancı sağlam değildir, benimki kadar. Dünyada eşim yoktur benim, eğer ben dinden çıkmışsam O halde başka hiçbir müslüman yok demektir dünyada.
Sayfa 58
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Galen, kapı kilidini açmakta zorlanan annesinin öfkelenerek kilidini ısırdığını anlatır. Yemin ederim ki öfkelenince düşünme yetisini kaybeden kimse ile deli arasında büyük bir fark yoktur.
Sayfa 136
Deriz ki, aşıklar kendi iradelerine hakim olamamaları, nefsani isteklere karşı çıkmayıp onlara teslim olmaları nedeniyle hayvanlardan daha aşağı düzeydedirler. Çünkü onlar bu istekle (şehvet) yani cinsel birleşme hazzı ile yetinmeyip o tatmini mümkün olan her yerde arayıp şehvetlerine şehvet katarlar; nefsani isteklerine boyun eğerek onun kulu ve kölesi olurlar. Böylece zilletlerine daha fazla Zillet katma durumuna düşerler. Halbuki bu hususta hayvanlık bu derecede alçalmaz. Oysa gerçekte insandan ibaret olan akıl, bu tür davranışı en çirkin ve en bayağı davranış olarak görür. Şu var ki hayvan sadece doğası onun tahrik ettiği için elem ve Sıkıntıdan kurtulmak üzere hazdan pay alır ve sonra tam rahata kavuşur. Söz konusu kimseler ise hayvanın doğasından gelen O tatminle yetinmeyip akıllarını da kullanarak şehevi tatmine ulaşmak için en ince ve en gizli yol ve yöntemlere başvururlar. Halbuki Allah ona kendilerini hayvanlar üstün kılan aklı verdi ki nefsani isteklerin kötülüğünü görsünler ve onlara kapılmasınlar. O halde onlara gereken ve layık olan şehvet konusunda aşırı gitmemek ve konuda rehavete kapılmamaktır. Çünkü onlar şehveti tahrik eden birçok nedenden ötürü sürekli sıkıntı duyacak,elde edemediklerinin hasretini çekecek ve sahip olduklarından da memnun olmayacaklar. Çünkü nefis daima sahip olduğundan daha fazlasını istemektedir.
Sayfa 112
Eflatuna göre çözülüp çürüyecek olan bedenin varlığını devam ettirme süreci düşünen nefsin ölümden sonraki durumunu iyileştirmek üzere gerekli şeyleri yapması için insanın doğumundan ihtiyarlayıp ölümüne kadar geçen bu zaman herkes için yeterli bir süreçtir ... Şunu bilmelidir ki duyusal nefis alemle bir ilişki içinde olduğu ve bu oluş bozuluş düzeni var olduğu sürece acı ve ızdırap veren haller devam edecektir. O halde karamsarlığa kapılmadan bu bedenden ayrılıp kurtulmaya Can atmalı. Eflatuna göre duyusal nefis bu düşüncelere ve inançlara sahipken bulunduğu bedenden ayrılırsa o artık Kendi aleminde bu bedenle kurduğu ilişkiyi asla hatırlayıp arzulamaz herhangi bir acı duymadan kendi Yerinden memnun canlı ve düşünen bir varlık olarak sonsuza dek orada kalır hayat ve düşünme Zaten onun cevherinde vardı. Elemden beri olmasına gelince Çünkü o artık oluş ve bozmuş aleminden uzaktır kendi yerinden ve aleminden memnun oluşu ise maddi alemden ve bedenle olan ilişkisinden kurtulmaktan kaynaklanmaktadır. FAKAT o kimsenin nefsi bedenden ayrılırken bu düşünceleri kazanmamış ve maddi alemi tam olarak tanımamışsa aksine hala onu arzuluyor ve ilişkisinin devamını canı gönülden istiyorsa o nefis sürekli acılar ve Ardı arkası kesilmeyen tasalar içinde Kalır ÇÜNKÜ O hala bedene ait oluş ve bozuluşa bağımlıdır. işte Bu Eflatun ve ondan önce Münzevi bir ve tanrısal bir kişi olan Sokrates'in görüşlerinden bir kesittir.
Sayfa 102
Insan için en değerli olan şey, doğasındaki istekleri boyun eğmek ve onlara Köle olmak değil düşünce gücünü kullanıp onu geliştirmektir. Ve yine derler ki, eğer Fazilet hazları ve şehevi Arzuları tatminden ibaret olsaydı, doğasında bunları yapma eğilimi daha fazla olanlar olmayanlardan daha üstün olurdu. Bu takdirde Öküzler ve eşekler değil insanlardan ölümsüz canlıların hepsinden Hatta haz ve Şehvet sahibi olmayan Yüce yaratıcıdan bile daha üstün sayılırdı.
Sayfa 94