Yüksel Yüksel

Oyyy oyy oy !!!
Sabiiler Hz. Yahya'nın öldürüldüğü fikrini asla kabul etmezler. Onlara göre, dünyadan ayrılma zamanı geldiğinde Yahya ölüm meleği ile birlikte semaya yükselmiştir.
Sayfa 33
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sabii kutsal kitaplarında Yahudilik ve Yahudilere karşı polemik türü ifadeler ağırlıklı bir yer tutar. Bunun nedeni, çok erken dönemlerden itibaren Yahudilerle Sabiiler veya Sabiilerin ataları arasında cereyan eden bazı olaylar nedeniyle Sabiilerin Yahudilere karşı duydukları nefret ve kindir.
Sayfa 31
Esas Oğlan / Hz. Yahya
.. Hz. Yahya'nın Sabii geleneğindeki rolüdür. Hz. Yahya (Yahya Yuhana) Sabiilikte oldukça önemli tarihi bir şahsiyet olarak kabul edilir. .. Sabiiler Yahya'yı tarihi bir şahsiyet olmaktan çıkartıp onu ışık alemine ait mitolojik bir figür şeklinde telakki ederler. Yahya Sabiilerce "doğruluğun peygamberi" ve "ilahi elçi" şeklinde tanımlanır. Ayrıca Sabiller onu ilahi mesajı kendilerine getiren bir elçi, vaftiz ve ayin yemekleri gibi ibadetleri uygulayan ve öğreten bir rehber ve öğretmen ve kötü güçleri altedebilmek amacıyla ışık yolunu izleyenlere kutsal metinleri okuyup tebliğ eden bir tebliğci şeklinde değerlendirirler.
Sayfa 29
Tanıdık geldi mi . Ey Ehli Tasavvuf !
Essenilikle Sabiilikte vaftizin dışında "ruhun beden hapishanesinde yaşıyor olması" doktrini ve ibadetlerde beyaz kült elbiselerinin kullanılması gibi pek çok husus ortak olarak yer almaktadır.
Sayfa 28
Havariler / Sabiiler /Nasraniler/
Epiphanius'un da belirttiği gibi Nasurai ismi Hz. İsa öncesi dönemde merkezi Yahudiliğe karşı çıkan bir camaatın üyelerine verilen addır. Bunların özellikleri arasında dikkat çekici olanlar şunlardır: Kurban sistemine, kader ve astrolojiye karşı çıkmak, et yememek, cumartesi yasağını gözetmek ve sünnet olmak. Yine Epiphanius'un ifadelerine göre Nasuralar Eski Ahit peygamberlerin tamamını kabul ederlerdi. Musa'nın bir takım ilahi emirler aldığını kabul ederler, ancak bunun Kudüs merkezli ortadoks Yahudi cemaatının elinde bulunan Tevrat olmadığını iddia ederlerdi. Ayrıca Nasuralar Yahudilerin ellerinde bulunan kitapların da rahipler tarafından uydurulmuş şeyler olduğunu söylerlerdi. Epiphanius'un bu ifadelerinden Nasuraların heretik (sapık) bir Yahudi mezhebi olmaktan ziyade hetorodoks (aşırı muhafazakar) bir görünüm arzettiğini anlıyoruz. Zaten terimin İbranca fiil kökü olan nsr "korumak", "gözetmek" ve "muhafaza etmek" gibi anlamlara gelmektedir. İlk dönemlere ait çeşitli Yunanca Yeni Ahit metinlerinde ve Yunancadan Kıpticeye çevrilmiş olan bazı kaynaklarda Hz. İsa Nazuran (nazarene) lakabıyla adlandırılmıştır.
Sayfa 25