Bu dünya tasarısına göre her şey en iyi şekilde Tertip ve tanzim edilmiştir ve iyi niyetle çekip çevrilir. Şu halde bunun finaliter /amaçlı görünmesi gerekir ve bu büyük ve muhteşem bir şey olacaktır. Dolayısıyla Bunlar dünyayı mükemmelen gerçek kabul ederler ve onun amacını bu sefil yeryüzü mutluluğunda görürler.
İnsanlar tarafından ne kadar Aziz tutulurlarsa tutulsun, Kader tarafından ne kadar kayrılırsa kayrılsın böyle bir mutluluk yine de sığ aldatıcı kırılgan ve sefil bir şeydir.
...
.. hee türlü dünyevi bir mutluluğun beyhudiliğinin bilgisi, Onun tam olarak küçümsenmesi ve ondan yüz çevirip gayet farklı Hatta karşı türde bir varoluşa yönelmedir.
Tarih ne kadar özel ise o kadar ilgi çekicidir ama aynı zamanda daha az güvenilirdir; ve dolayısıyla her bakımdan kurgusal ya da hayal ürünü bir eseri yaklaşır.
...Bütün bilimler kendilerini aralarında bölüşüp paylaştıkları tekil şeylerin gerçek dünyası üzerine yerleştirirler.
Fakat en genel ve dolayısıyla en önemli bilgi olarak felsefe Onların hepsinin üzerine yerleşir
...
Sadece Tarih uygun bir şekilde bu dizinin bir parçası olamaz, Zira onun ötekilerle Aynı üstünlüğe sahip olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir;
Çünkü
o bilimin temel ayırt edici özelliğinden, bilineni bir disipline tabi kılmadan yoksundur; bunun yani o bilinenin salt düzenlenmesiyle / insicamlı hale getirilmesi ile övünür.
Dolayısıyla öteki her bilim dalında olduğu gibi bir tarih sisteminden söz edilemez .
Bu sebeple ötürü o kesinlikle Akli bir bilgidir ama bir bilim değildir.
Gök ve yerin yani doğanın Yeni biçimler vücuda getiren Asli yaratma gücünü kaybetmesi ile birlikte bu güç Uranüs'ün kesildikten sonra denize atılmış üreme organlarının köpüğünden Doğan ve var olan türlerin muhafaza için münasılan fertlerin cinsel üremesinin ibaret olan Afroditeye dönüşür.
Bundan böyle yenilerin var olması artık mümkün değildir.