• Böyle ciddi ve ağırbaşlı bir insana ancak hayranlık duyulabilirdi. Başka bir şey duyulamazdı. Bu nedenle bütün kızlar, bu ciddiyet ve ağırbaşlılığa kendilerini layık görmedikleri için, daha hafif genç erkeklerin koluna girerek uzaklaşıyorlardı.
    Oğuz Atay
    Sayfa 436 - İletişim Yayınları
  • 160 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Bir insanın sadece kitap okuması değil önemli olan. Bir insanın bir kitapla anısı olması da çok güzel bir deneyimdir bana kalırsa. Şu zamana kadar incelemesini yazığım birkaç kitapta anılarımdan bahsetmiştim. Şimdi yazarken fark ediyorum da, kitaplar gerçekten benim en yakın dostum. Onlarla bir anımın olması bile çok mucizevi bir etmen. Somut bir cisme kendimizce anlamlar yüklemek her insanın yaptığı şey. Kimisi paraya, kimisi kitaba değer verir mesela.

    Bu kitabı bana babam Lise'nin ilk haftasında almıştı. Çünkü, Fizik Öğretmenimden bahsetmiştim ona. İnanılmaz bir adamdı. Öğrenciyi birey olarak gördüğü için her konuyu konuşurdu. Benim için önemli bir yeri vardır kendisinin. (10. Sınıfta Öğretmenler Günü'nü kutlayamadığım için bana bir yıl trip atmışlığı vardır.)

    Ve ben bu cuma mezun oluyorum. Son kez öğrencisi olarak, cuma günü beni ebediyen değiştiren o binaya bir elimde karne, diğer elimde de diplomayla veda edeceğim. Yani okuldaki son haftamı bu kitaba inceleme yazarak bir ironi yapmak istiyorum.

    Dediğim gibi, bu kitabı babam bana öğretmenimi daha iyi anlayabilmem için almıştı. Kitap zaten ince, çabuk bitti.

    Hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan. Şaka yapmıyorum, ''eğitim'' ve ''eğitmen'' kelimelerindeki önyargımı kırdı bu kitap. Bence bir kitabı sonsuz kılan etmenlerden bir tanesi de bu. Önyargıyı duvar gibi yıkmak kolay mıdır? Ama bu kitap bir şekilde kırdı işte.

    Ben Lise'ye kadar öğretmenlerden nefret eden bir öğrenciydim. Çünkü, ayrımcılığın ve şiddetin yüksek dozda olduğu bir okulda sekiz yılım geçti. Lise dört yıl ama hayatımın en güzel dört yılıydı. Üniversite nasıl olur bilemem.

    Fark ettiniz mi bilmiyorum ama eğitmen ve öğretmen kelimelerini kullandım. Bana kalırsa öğretmen bir meslek çeşidi. Sonuçta bunu söyleyen hocalarımız yok mudur: ''Ben dersimi anlatır giderim. Sonuçta maaşım yatıyor mu yatıyor.'' Bunu bir öğretmen der ki buna şahit oldum. Ama bir eğitmenden imkansızdır bu cümlenin ağzından dökülmesi. Dövmeye kalksalar söylemez, o derece seviyor mesleğini. O derede bağlı mesleki etiğine. Ben saat gecenin dördünde ödevime katkıda bulunmak için resimler atan bir eğitmen gördükten sonra daha net kavradım eğitmen ve öğretmen arasındaki ince çizgiyi. Bu kitapta bu ince çizgi üzerine kurulu. Bir eğitmenin onca öğretmenin arasında bir imkansızı başarmasını, kitabın sonunda öğrencilerin sıraya çıkarak hocalarına veda etmesinden anlaşılıyor bu.

    Öğrenmeyi seven ve ezberci sistemle kavga eden bir insan olarak söylüyorum. Saygıdeğer anneler ve babalar, eğer çocuğunuzun çağdaş bir genç olmasını istiyorsanız bu kitabı okutun. Okutun ki eğitim ne olduğunu ve ne için olması gerektiğini anlayabilsin. Ben bu kitabı okuduğumda fark ettiysem emin olun başka gençlerden fark eder. Ayrıca sizlerde okuyun. Sonuçta sizlere az da olsa bir katkısı olacağını düşünüyorum.

    Eğitim sistemimiz şu anlık ezberden ibaret bir çöplük olabilir ama onu arındıracak olanda biz gençler ve yanımızda duvar gibi duran eğitmenler olacaktır. Buna yürekten inanıyorum.