yusy

yusy
Ve şimdi yalnız ondan değil, kendinden de kaçmak lazımdı. Zira ondan kaçmakla kendini ateşten kurtaramayacağını görüyordu.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Uyuyamayacağını bilerek gecelerin takarrübünü [gelmesini] artık muhakkak bir azabı bekler gibi haşyetle [ürpermeyle] karşılıyordu.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Edebiyat
bir gün gelip onların da emellerin, arzuların gençliğini elden kaçırarak yorgun, melûl kalacaklarını; rayihaları, renkleri, bütün feyz ve şetaretiyle [bereket ve neşesiyle] cuşan olan [coşan] baharın yerine bile renksiz bir hüzün ve kasvet kâim olduğunu [var olduğunu]; her şeyin mahva, intifaya [sönükleşmeye] mahkûm bulunduğunu acı bir yeis [üzüntü] içinde hissetti.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Edebiyat
Demek bitmiş, onun için artık her şey bitmiş idi. Demek artık katiyen karar vermek lazım gelecekti ki seneler hep çoğalan bir melâl ve fütur [hüzün ve bezginlik] ile geçerek ihtiyarlık bir gün onu çürütecekti? Hem de yaşamamış olarak, henüz yaşamak üzere zannolunurken... Her şey bitmişti öyle mi?
Sayfa 126·Kitabı okudu
Edebiyat
Ve korkuyordu; ara sıra kendi zulmet-i ruhuna [içinin karanlığına] bakıp ne hainliklere kâdir olduğunu görerek kendinden korkuyordu.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam