Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·%32 (100/311 syf.)
100.sayfaya gelmeme rağmen kitabı üzülerek yarım bırakmak zorunda kaldım. Yayınını beğenmedim o yüzden yarım bıraktım. İş bankası yayınını alıp yeniden başlayacağım. Kitabın sürükleyiciliği çok iyiydi.
1K
EylülMehmet Rauf · Turkuvaz Kitap · 201949,9bin okunma
10/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 04:39
Uzun süredir bir kitaptan bu kadar etkilenmemiştim. Çoğu yerinde sinirlendiğim, çoğu yerinde sayfaları ıslattığım, bana her duyguyu yaşatan bir kitap oldu Eylül. Kitapları yaşayarak okuyan bir insan olarak bu tarz duygu yüklü kitaplardan çok hoşlanıyorum. Çok az konusundan bahsedecek olursam evli bir kadın olan Suat ve eşinin kuzeni olan Necip'le arasındaki yasak aşktan bahsediyor. Aslında tam da öyle söylenemez. Çünkü bu bildiğiniz yasak aşklara pek benzemiyor daha masum diyelim. Masum yasak aşk mı olur demeyin, olurmuş. Daha fazla söz etmiyorum okuyacak olanları rahatsız etmemek adına. Kitabın çoğunu karakterlerin ruh halleri, çevre betimlemeleri oluşturuyor olaydan ziyade. Ama Mehmet Rauf bunu o kadar güzel yapmış ki sıkılmıyorsunuz. Kendi adıma karakterlerin çelişkili, kararsız, bunaltıcı ruh betimlemelerini okumaktan büyük keyif aldım. İlk psikolojik romanın hakkını vermiş olduğunu görüyoruz. Mehmet Rauf'tan bunun öncesinde sadece bir kitap okumuştum onu da beğenmekle beraber bunun yerini tutmayacağını belirteyim. Biraz iddialı olacak ama sanırım bu yıl hiçbir kitap bunun yerini tutmayacak. Kitap için doğru kelime "eşsiz" olurdu benim için. Şu zamana kadar aşk temasında birçok kitap okudum, bunun gibisini okumadığımı söyleyebilirim. O kadar etkileyici, o kadar iyiydi ki... Söyleyecek söz bulamıyorum. Özellikle belli bir yerden sonra kafamda puanı bile belli olmuştu (on bile az bu kitaba). İnceleme yazmaya niyetim yoktu ama belki yıllar sonra baktığımda aynı düşüncelerde olup olmayacağımı merak ettiğim için bir yerde dursun istedim zira birden fazla okunmayı kesinlikle hak ediyor. Duygularımı tam olarak yansıttığımı hissetmesem de olduğu kadar diyerek sonlandırıyorum, umarım sevmişsinizdir <3
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Turkuvaz Kitap · 201949,9bin okunma
7/10
·311 syf.··
2022 23. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2022 01:05
Mehmet Rauf'un kalemini çok beğendim, su gibi akıp gidiyor. Eylül'ün konusu diğer Türk Klasikleri ile benzer, sıradışı bir şey anlatmıyor ama bence kelime seçimleriyle, cümleyi kuruş biçimiyle öne çıkıyor. Elde tutulur şeylerin anlatılmadığı sayfalarda bile sıkılmıyorsunuz, o kadar hafif ve kendini okutan bir anlatımı var ki, bu kitap için tadı damağımda kaldı desem tuhaf kaçmaz. Mehmet Rauf'tan başka kitaplar da okumak istiyorum, sırf kalemi için. İncelememin bundan sonraki kısmı spoiler içermektedir. Lütfen kitabı okumadıysanız aşağı inmeyiniz. Okuması çok eğlenceli olmasının yanı sıra bir o kadar da sinirlendiğim yerler oldu. Necip karakterine has düşünceler miydi bunlar yoksa yazar kendi fikirlerini mi aktarmıştı karakteri dolayısıyla bilmiyorum ama kadınların aldatıcı olmasıyla ilgili tekrar tekrar okuduğum cümlelerden artık gına gelmişti. Bunun yanı sıra, Necip tarzı karakterleri sevemiyorum asla. Genç Werther'ın Acıları'ndaki Werther tiplemesine çok benzettim, bana oldukça ürkünç gelen aşkları birçok insanın romantik görmesine çok şaşırıyorum hâlâ. Eldiven çalmak, sürekli onu hayal etmek, adını sayıklayıp durmak masum bir sevgi midir yoksa bir saplantı mı? Suat karakterinin de ne yaşadığına, ne düşündüğüne pek anlam veremedim. Birden bire duygular beslemeye başladı ki bence Necip'i sevmedi o, Necip'i sevmenin verdiği heyecanı sevdi. Suat'tan da pek hoşlanamadım, derinliği yoktu, Necip'e karşı olan hisleri hiç düzgünce anlatılmamıştı. Ne zaman duygular besledi, neyini sevdi bu adamın, ne zaman şiddetlendi hisleri, ben mi kaçırdım buraları, yazıyor muydu? Ayrıca Suat, Süreyya'nın deniz ve tekne sevgisini aşağı görüp yargılarken kendi hobilerine Süreyya'nın ilgisiz kalmasını eleştirecek yüzü nereden buldu? Süreyya'ya karşı çok bencilce düşünceler beslemesi de
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Turkuvaz Kitap · 201949,9bin okunma
Mehmet Rauf Eylül
Puan vermedi
Uzun zamandır edebiyat okuyan biriydim ve artık yoğun insan ruhu anlatımları, ilişkilerin karmaşık doğası beni boğmaya başlamıştı. Ben de uzunca bir süre edebi eserlerden uzak durmaya ancak bunu son bir kitapla uygulamaya karar verdim. Okulda hepimize ezberletilen Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilmiş Eylül kitabını okumaya başladım. Arada atak geçirip ara versem de bugün kitabı bitirdim. Şimdi de kitabın bende uyandırdığı düşüncelere geçelim. Kitap Serveti Fünun edebiyatı döneminde yazıldığı için yoğun doğa tasvirlerini içeriyor. Eğer doğa tasvirlerinden hoşlanmıyorsanız okurken biraz sıkılmanız çok doğal. Aslında yoğun olarak mevsimlerin anlatılması, insan ruhunu betimlemek amacıyla kullanılmış ve bu anlamda size mantıklı gelecek analojiler yapılmış. Örneğin; Eylül ayı, ki kitaba adını veren bu ay, o sıcacık capcanlı yazın bittiği, keskin bir kışın ön hazırlığı olan dönemi olduğunu biliriz. İşte Eylül ayında yaşananlar karakterlerden Necib ve Suad'ın da ruh hallerini belirtmek için kullanılmış. Madem bu kadar üslûbu konu edindim, biraz da içeriğini aktarmak isterim. Olayın akış tarzı klişe sayılabilir. Aşkı Memnu'nun daha naif bir versiyonunu hatırlatıyor. Necib ve Süreyya yakın iki arkadaş ve Suad Süreyya'nın karısı. Necib başta bu arkadaşının bu evliliğine yüce bir saygı gösterirken kendi bedbaht hayatında iyi bir kadın bulamadığından Suad'a hayranlık duymaya başlar. Fakat bu hayranlık zamanla dozunu abartarak aşkın ilk haline evrilir. Aşk ise öylece kalmaz, zamanla Necib'e acı verecek kadar büyür. Tabi başta karı koca olayların farkında değildir ancak bir süre sonra Suad Necib'in kendine karşı hislerini çözer ve başta bunu korkuyla karşılar. Zaman geçer, mevsim yazın en sıcak halini bulmuştur ve Necip Suad aşkı da bu sıcaklığı yakalar. İşte
Roman
EylülMehmet Rauf · Turkuvaz Kitap · 201949,9bin okunma
Spoiler içerir
Puan vermedi·311 syf.··
2022 36. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2022 20:40
Aman Allah'ım o ne ızdıraptı. İlk psikolojik roman psikolojimi mahvetti. 170li sayfalarda aşkın ilanı, 300lü sayfalarda ayrılık ve son sayfada ölüm. Bu neydi ya... Yani klasik bir romana özellikle kelimelerle ruh halini o duygu ortamını anlatan Mehmet Rauf'a böyle bir inceleme yazmak hakaret olur. O yüzden ben sadece "okudum-hissettim" diyerek yorumumu bitiriyorum.
EylülMehmet Rauf · Turkuvaz Kitap · 201949,9bin okunma
Başyapıt... Peki kime göre, neye göre?
2/10
·268 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 17:51
Bugün incelemesini yapacak olduğum kitap ömrümden ömür yiyen ve uzun bir süre Türk klasiklerinden uzak durmama neden olacak bir kitap. Türk edebiyatının ilk başarılı psikolojik eseri sayılan Eylül... Binlerce kişi tarafından okunulan, önerilen, hakkında incelemeler yapılan, okullarda okutulan bu kitabı dilerseniz bir de benden dinleyin. Arkanıza yaslanın, uzun bir inceleme olacak. Eylül gerçekten kült bir eser olmayı hak ediyor mu? Kitap Süreyya, Suat ve Necip isimli üç karakterimiz arasında dönüyor. Süreyya (erkek) ve Suat (kadın) evli bir çift ve Necip de aile dostları. Süreyya bulunduğu ortamdan son derece bunalmış bir haldeyken bir nevi tatil niyetine karısı Suat'la bir yalıya taşınıyorlar ve sonra dostları Necip de onlara misafir olarak geliyor. Süreyya ve Suat mutlu ve hallerinden mesut bir çift. Necip ise kadınlara güven olmayacağını düşünen biri ve dolayısıyla evlenmeye hayatı boyunca hiç yanaşmamış. Ancak yalıda bulunduğu süre zarfınca Süreyya ve Suat'ın ne kadar mutlu olduğunu görüyor ve acaba, diyor, acaba gerçekten böyle mutlu evlilikler mümkün mü? Cidden Suat gibi melek kadınlar da var mı? Ve bu şekilde başta çiftin mutluluğuna, ardından Suat gibi birinin hayaline ve en sonunda ise Suat'a aşık oluyor. Yorumuma geçmeden önce çok içtenlikle söylemek istediğim bir şey var. Allah belanı versin Necip, sevgiler <3 Bu kitabı okuma nedenim edebiyat okuma sınavımı bu kitaptan olacak olmamdı. Bana bu kitabın denk düştüğünü duyan arkadaşlarımdan biri öyle bir kitap ki kaldığın yeri kapatıp başka bir yerden devam etsen de değişen hiçbir şey olmuyor demişti. O kadar haklı ki... Kitabın doğru düzgün bir olay örgüsü yok. İki yüz küsür sayfa boyunca boğucu betimlemeler, asla umurumda olmayan ve nefret kustuğum karakterlerin ruhsal tasvirleri ve Necip ve Suat'ın o
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma
uzun ve detaylı bir inceleme isteyen varsa.. buyurunuz
Puan vermedi·256 syf.··
2021 27. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 08:29
Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı kabul edilen, Mehmet Rauf’un ''İlk eserim son üstadıma'' ifadesiyle Halit Ziya Uşaklıgil’e ithaf ettiği romanı, Eylül. Eylül, benim Mehmet Rauf’tan okuduğum ikinci eser oldu. Öncesinde Genç Kız Kalbi’ni büyük bir hayranlıkla okumuş ve çok sevmiştim. Yazarın, özellikle bir erkek yazarın, içinde yaşadığı dönemde böylesi bir kitap yazması, toplumsal eleştirilerini sakınmadan dile getirmesi, savunduğu fikirleri bende büyük bir hayret ve sevgi oluşturmuştu. İyi ki de Mehmet Rauf’u okumaya o eserle başlamışım. Çünkü direkt Eylül’ü okusaydım yazara dair düşüncelerim şimdikinden bir hayli farklı olurdu. Zira Genç Kız Kalbi, benim gözümde ve gönlümde Eylül’den öndedir. Eylül edebiyatımız içinde bir baş yapıttır gerçi, orası ayrı. Mehmet Rauf, Eylül’ü yazma hikâyesini şu şekilde anlatmıştır: ''Fikret gazeteye yeni bir tefrika arıyordu. Bir gün konuşurken tefrika için bana teklif etti… O esnada bir gün Halit Ziya’nın yanındaydım. Biz konuşurken kendisinin ziyaretine bir genç geldi. Lakırdı arasında bunun o hafta evleneceğini öğrendim. Düğünden ve düğünden sonraki tasavvurlarından bahsederken, bu adam balayını Büyükada’da geçirmek istediğini, orada tuttuğu köşkü döşettiğini anlatıyordu. Ben Halit Ziya’nın gözlerinde acı bir esef bulutunun karardığını fark ettim. Ve bana öyle geldi ki ruhu artık böyle bir saadetin kendisi için imkânsız olduğunu anlamaktan kaynaklanan bir acıyla burkulmuştu. İşte Eylül’ün esasını teşkil eden fikri, yani gençliğin akar bir su, esen bir rüzgâr gibi, engellenmesi ve geciktirilmesi mümkün olmayan bir surette uçup gittiğini takdir etmek, eylülde baharın geri gelmesi nasıl imkânsızsa şimdi her şeyin faydasız olduğunu anlamak, ziyan olarak geçen günlerin hasretiyle harap olmak fikrini buradan kaptım. Bu fikir bana
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202549,9bin okunma
“Bana Göre Aşk Bu Dünyadaki En Tehlikeli İnançtır!”
Puan vermedi·365 syf.··
2025 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 14:13
OKUNABİLİRLİK: “Dil zarif ve akıcı, ancak yoğun psikolojik tahliller ve uzun betimlemeler okuru yer yer yorabiliyor. Cümleler büyüleyici olsa da, olay örgüsünün zayıflığı hikâyeyi geri planda bırakıyor.” FİKRİN DERİNLİĞİ: “Aşkı ahlaki yargılardan uzak, psikolojik bir düzlemde ele alıyor. Suat ve Necip’in evlilik, vicdan ve tutku arasındaki ruhsal çatışmaları, dönemin baskılarını aşan bir gerçeklikle aktarılmış.” KURGU: “Basit bir olay örgüsü var; derin duygularla dengelenmiş, ancak olayların azlığı dramatik ilerleyişi zayıflatıyor. Final, yangın sahnesiyle metaforik olarak güçlü, ancak aceleye gelmiş hissettiriyor.” KARAKTER: “Suat ve Necip’in iç dünyaları son derece iyi işlenmiş; Süreyya'nın pasifliği ise trajediyi güçlendiriyor. Karakter tahlilleri, romanın en güçlü yönü.” GENEL ETKİ: “Yavaş ama derin bir roman. Hızlı kurgu bekleyenler için sabır isteyen, karakter derinliği ve duygusal yoğunluk arayanlar içinse doyurucu bir deneyim.” Aşk insana her şeyi yaptırır. Yapmam dersin, etmem dersin, hatta sevmem dersin; ama bir bakmışsın, onu sadece bir saniye görmek için yarını beklersin. Öyle şey mi olur diye ayıplarsın, ama başına gelince anlarsın. Aklın tavsiyede bulunur: “Böyle şeylerden uzak dur!” dersin; ama bir bakmışsın, cehennemin alevlerini göze almışsın. En akıllısını, en mantıklısını öyle bir hale getirir ki, inanamazsın. Mehmet Rauf’un Eylül’ü, Türk edebiyatında psikolojik çözümlemenin en güçlü örneklerinden biri olarak anılır ve ben romanı okuduktan sonra şunu düşündüm; bu unvanı fazlasıyla hak ediyor. Çünkü yazar, karakterleri yalnızca betimlemiyor, adeta içlerinde yaşıyor. Suat, Süreyya ve Necip arasındaki üçgen, klasik bir “yasak aşk” hikâyesi gibi görünse de aslında iki ruhun çarpışması. Fiziksel değil, sessiz ama yakıcı bir aşkın hikayesi. Gözlerle
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
8/10
·365 syf.··
2025 181. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2025 23:41
Eylül – Mehmet Rauf “Eylül”, ilk bakışta bir yasak aşk hikâyesi gibi görünse de aslında ruhun daraldığı, kalbin konuşamadığı bir iç dünya romanı. Mehmet Rauf’un dili öyle incelikli ki, satırların arasında kelimelerden çok sessizlik yankılanıyor. Süreyya, Suat ve Necip arasındaki bu üçlü ilişkide asıl anlatılan şey aşk değil — toplumun bastırdığı duygularla boğulan insan ruhu. Suat, duygularını saklayan, içindeki fırtınayı susturmaya çalışan bir kadın. Onun çekingenliği, vicdanı, tutkusu… her biri dönemin kadınına biçilen rolleri sorgulatıyor. Necip ise duygularını bastırdıkça daha derine gömülen, kendi suskunluğunda kaybolan bir erkek figürü. Bu yönüyle o da aslında Suat kadar çaresiz. Romanın en büyük gücü, psikolojik derinliğinde. Mehmet Rauf karakterlerinin iç konuşmalarını, vicdan çatışmalarını öyle sade ama etkili bir dille yansıtıyor ki, bazı sayfalarda hikâyeden çok bir insanın zihnini okuyormuşsun gibi hissediyorsun. Ayrıca “Eylül”ün atmosferi başlı başına bir karakter gibi — melankolik, durgun, bastırılmış… tıpkı kahramanlarının iç dünyası gibi. Ama elbette eksikleri de var. Roman, özellikle ikinci yarısında fazla ağır ilerliyor. Sürekli iç çözümlemeler, benzer duyguların tekrar edilmesi bazen okuru yavaşlatıyor. O dönemin süslü Osmanlıca üslubu, bugünün okuru için yer yer yorucu olabilir. Ayrıca hikâyede “aşkın trajedisi” çok güzel işlenmiş olsa da, toplumsal yönü biraz geri planda kalıyor — yazar, karakterlerinin iç dünyasına o kadar yoğunlaşıyor ki, dış dünyanın sesi neredeyse hiç duyulmuyor. Yine de Eylül, Türk edebiyatında duyguların derinliğini ilk kez bu kadar cesurca gösteren bir dönüm noktası. Suat’ın sessizliği, Necip’in içsel çöküşü, Süreyya’nın fark edemediği uzaklık… Hepsi, insanın hem kalbine hem vicdanına dokunan bir iç hesaplaşma
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201749,9bin okunma
Eylül: Ezberlenen Değil, Sorgulanan Bir Roman
6/10
·272 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 22:04
Lisede sayısal okuyanların en çok zorlandığı konulardan biri ezberdir. Eylül denince de çoğu zaman “ilk psikolojik roman, Mehmet Rauf” diye ezberlediğim günlerin hatrına bu kitabı okumaya karar verdim :) Bir yasak aşk hikayesi okudum.Roman diye bu yasak aşkı normalleştirmeyeceğim. Kadın evli, Necip ise kuzeninin eşi olan bu kadına aşık oluyor. İç çatısmalar müthiş anlatılmış FAKATTTT Karakter deyip geçemeyiz roman diye de alkışlayamayız. Süreyya evliliğin verdiği rahatlıkla eşini ihmal ederken Necip de kuzeninin eşine karşı duygular besliyor. Bu durum ahlaki olarak sorgulanması gereken bir durum. Üstelik bu sadece romanda kalan bir şey de değil. Günümüzde de benzer örnekleri görmek için etrafa bakmak yeterli. insanın nefsine yenildiğinde nasıl yanlışlara sürüklenebileceğini de gösteren bir romandır. Her insan yanlış yapabilecek güce sahiptir ama önemli olan bu güce rağmen kendini tutabilmektir. Romanı okurken bunu da düşünmek gerekir.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)