Okuduğum en 'sanat sanat içindir.' eser olabilir. Edebi ve sanatsal dil psikoloji ile harmanlanmış, okuması oldukça keyifli bir roman. Olaylar silsilesi olmasa da akıyor, kendini okutturuyor. Eşsiz bir konu - güzellik konusu oldukça farklı işlenmiş- ve kurguya sahip olması da bu durum üzerinde oldukça etkili.
Dorian Gray'in güzelliğinden sonra beni en çok etkileyen noktalardan biri de Lord Henry ile olan diyalogları oldu. Altını çizdiğim cümlelerin yüzde doksanı Lord Henry'in çok yerinde tespitlerinden oluşuyor.
En sevdiğim klasikler arasında artık..
Sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşamayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek..
Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim. Yine de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek:
seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.
Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın,
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın.
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın.
Fakat bir odada ya da gökyüzünde tamamen tesadüfen gözüne çarpan bir renk tonu, ya da bir zamanalar sevdiğin bir parfüm kokusu derinlerde gizli saklı anıları getirip önüne koyar.