Yağmur Uçar

Yağmur Uçar
@yvavelya
•️︎`𝒐𝒌𝒖𝒓/𝒚𝒂𝒛𝒂𝒓 •️︎`𝒌𝒊𝒕𝒂𝒑𝒍𝒂𝒓 𝒗𝒆 𝒔̧𝒂𝒓𝒌𝜾𝒍𝒂𝒓 •️︎︎`𝒊 𝒋𝒖𝒔𝒕 𝒘𝒂𝒏𝒏𝒂 𝒇𝒆𝒆𝒍 𝒔𝒐𝒎𝒆𝒕𝒊𝒏𝒈
9/10
·544 syf.··
2022 11. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 15:53
Nam-ı değer Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin’in dillere destan romanı. Atatürk’ün en sevdiği kitaplardan birisi olan Çalıkuşu. Fakat beni okumaya iten annemdi. Sürekli okuyan bir kadın olmamasına rağmen, seveceğini düşünerek ona hediye olarak Çalıkuşu romanını almak istedim. Belki de okumaya teşvik eder diye düşünmüştüm. Hani hep derler ya zamanım yok diye, bir şey ilgilerini çektiklerinde nasıl da zaman ayırabildiklerini gördüm. Çünkü annem zaman yaratıp, kitabı elinden bırakmamaya başlamıştı. 1 hafta gibi bir sürede kitabı bitirdi ve aklına gelen her an kitabı övmeye başladı. Sürekli benim de okumamı istiyordu. Fakat romantik, aşk konulu kitapları sevmediğim için elim gitmiyordu. Ödev vesilesi ile el atayım dedim ve iyi ki de demişim. Öncelikle dizisinde ki senaryoyu bir kenara bırakmanızı rica edeceğim. Eğer siz de bir aşk kitabı olduğunu düşünüyorsanız, romanın Feride ve Kamran arasında geçen aşktan ibaret olduğunu düşünüyorsanız bunları da bir kenara bırakın. Bu roman her şeye rağmen, çağındaki tüm dogmalara rağmen ayakları üstünde duran bir Anadolu kadınının hikayesi, Feride. Eğer Çalıkuşu'nu tek bir kelime ile anlatacak olsaydım bu kelime kesinlikle "naif" olurdu. Sanki okurken kitabı incitmek istemedim, Feride ile hüzünlendim, Feride ile çocuklaştım, yüreğim Feride ile bir attı. Türk edebiyatının en önemli romanlarından olduğu malumumuz; okumayı sevsin sevmesin, yaşı kaç olursa olsun isteyen herkesin çok rahat bitireceği, daha doğrusu bitirmek istemeyeceği eşsiz bir eser. Feride… Önce annesini kaybeden sonra babasından ayrılmak zorunda kalan ardından gönlü bir ateşe düşen nam-ı değer çalıkuşu… Feride küçük yaşta annesini kaybeder ardından asker olan babasıyla diyar diyar gezemeyeceği için İstanbul’a teyzelerinin yanına yerleşir.
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·87 syf.··
2022 6. kitabı
Bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı artık. O betondur, senin yeni vatanın. Ağaçlar vavelyalar atar, topraklar feveran eder, gökyüzünden yağmur değil bulutların medmaları akar. Fakat onlar bile temiz değildir artık. Kir akar, kan kusar, sessiz çığlıklar atar. Ne yeşilin rengi yeşil, ne mavinin rengi mavidir. Cevher Bican, 17 yaşında köyden şehre çalışmak için gelen bir gençtir. Fakat o aslında her şeydir. Korkuları, ümitleri, hayal kırıklıklarını, beyhude çabaları ve en nihayetinde insanları temsil eder. Çok büyük umutlarla geldiği bu şehirde grevle hakkını ararken canhıraş bir biçimde emri hak vaki oldu. İnsanlar geçim derdinden, iş koşuşturmacasından ibadetlerini, manevi değerlerini dahi namütenahi bir biçimde unutmuşlardır. Hiçbir şeyin rengi belli değildi. Kül renginden başlayıp kara kurum siyahına doğru yayılan bir gri örtü her şeyi kaplıyordu. İnsanların yüzlerini, çocukların saçlarını, evlerin, bacaların, yaprakların her şeyin, her şeyin üstünü örtüyordu. İnsanlar bu kül rengi dünyayı kaybetmek istiyorlardı. Masmavi lekesiz bir gök, parıl parıl güneş, kilometreler boyu uzayıp giden yemyeşil otla kaplı bir yayla, atların arasından kıvrıla kıvrıla akan beyaz çakıl taşlı dupduru bir çayla bezeli, yepyenı bir ütopya tahayyül ediyorlardı. Rüzgar kekik kokuyordu. Derede alabalıklar vardı. Ama bu yalan dünya geldiği gibi ansızın gidiyordu düşlerinden. Eserin zaman çizgisi, tam seksen sene öncesi. Sanayileşmenin hızlandığı, köyden kente göç eden insanların şaşkınlığı, garibanlığı. Kır-kent, emek-sermaye çatışmalarının arasında kalan insanların anlandırma ve mücadele etme çabası... Yitirdiklerimizi koyuyor yazar önümüze. Yediklerimizle, içtiklerimizle, soluduklarımızla, yaşadıklarımızla modern hayatı yüzümüze vuruyor yazar. Hayat koşuşturmacı içerisinde ihmal
Edebiyat
Yokuşa Akan SularMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 19985,1bin okunma