Takvim yaprakları 1934'ü gösteriyor.
Dünyanın en saygın üniversitelerinden birisi olan Sorbonne Üniversitesine gidiyoruz.
Nurettin Topçu, doktora savunmasını yapıyor.
Savunma, Sorbonne Üniversitesi Felsefe Jürisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçiliyor..
Üniversitenin geleneklerine göre birinci olan öğrenciler mutlaka ödüllendirilir. Bunun üzerine yetkili Profesör, Nurettin Topçu’nun yanına gelerek durumu anlatır ve ödül olarak neyi istediğini sorar:
– Efendim, bir altın saat mi istersiniz ? Amerika veya Kuzey Avrupa’ya bir mavi yolculuk mu ?
Hangisini tercih ederseniz onu alacaksınız veya o ülkeye seyahat edeceksiniz !
Nurettin Topçu, kararlı ve gayet kendinden emin bir şekilde bu soruya şöyle cevap verir:
– Hiçbiri değil !
– O zaman ne istiyorsunuz?
– Sorbonne Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum !
Ve bayrağımız dalgalanır.
Sanırım bu olay, onun düşünce yapısını, vatan ve millet sevgisi ile hayat felsefesini anlamamız için yeterli bir ayrıntıdır.
*
Orta Asya'dan ayrılan milli ruhumuzu bütünüyle Kur'an'dan çıkaran, Türklük şuurunu yaşanmış bir tarih içerisinde Kur'an'ın ruhundan fışkırtan , aşk ile isyanın, sevda ile duanın birleştiği ‘Safahatı ‘ ruhumuza işleyen, İdealist müslümanın ıztırabı ile kaderi kamçılayan Mehmet Akif’i anlamaya ve tanımaya yönelik biyografi mahiyetinde güzel bir eser.Okumanızı tavsiye ederim.
*
Bizler Akif'i güneşe bakabildiğimiz, güneşteki cevheri görebildiğimiz kadar anlıyoruz.
Mehmet AkifNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2020947 okunma
Şimdi kim bilir henüz izlemediğim ve izlesem hayatımı değiştirecek hangi filmler, henüz okumadığım ve okusam hayatımı değiştirecek hangi kitaplar vardır dünyanın bir yerlerinde beni bekleyen…