"çünkü gerçeği bilirseniz, yani sevmenin bedelini eninde sonunda yas tutmak olduğunu bilirseniz kimseyi sevemezsiniz. asla bu tuzağa düşmezsiniz. ama bir kez düştüğünüzde -aklınıza ve mantığınıza rağmen birini ya da bir şeyi sevdiğinizde- bırakmak istemezsiniz."
"ona iyi geceler öpücüğü verenleri, üniversiteye başladığında onu yurda götürenleri, sarhoş olup kustuğunda saçlarını tutanları, mezuniyetinde onu kucaklayanları, önemli iş görüşmelerinden önce ona moral verenleri… artık onu göremeyeceklerdi. dünya artık onu göremeyecekti. insanların öyle bir anda bu dünyadan çekip gitmesi –var olmaya bir son vermesi– çok korkutucu, çok acımasızdı."
"aşk zor, karmaşık ve acımasızdı evet ama aynı zamanda da kolay olması gereken bir şeydi; rahat ve güvenli olmalıydı. adelaide'ın hissettiği şeyse bunların hiçbiri değildi, daha çok kalbi yavaş yavaş rendeleniyormuş gibiydi."