Phil’in dehşet verici kısa saltanatı, oldukça özel ve güzel bir distopya. Sadece tek bir İç Hornerlının içinde yaşayabileceği kadar küçük bir ülkede yaşanan kısa süreli zorbalığı, zalimliği ve manipülasyonu gözümüze sokmadan çok güzel bir hikayeye yedirerek anlatıyor. Kitap, bir ülkenin başındaki kişinin, ülkenin ve diğer ülkelerin kaderindeki etkisini, vatandaşların hoşuna gitmeyen konularda ses çıkarması gerektiğini, medyanın olayı yansıtma şeklinin yanlışlığını ve insanların gücü elinde bulunduran kişiye nasıl yalakalık yaptığını çok güzel işlemiş.
Kitabı okurken Phil’e ve Phil’in çevresindeki insanların sahteliğine, saflığına bu kadar da olmaz dediysem de bir o kadar gerçek karakterlerdi. Kitaptaki vatandaşları yani yaratık betimlerini -özellikle Freeda’yı- çok hoş ve yaratıcı buldum. Freeda’nın küçük bir ağaca benzemesi sonucunda noel’de beklerken ışıklarla ve cam kürelerle dolması okurken beni güldürdü. Güzel bir ayrıntıydı.
Güzel mesajları olan iyi bir kitaptı.Herkese tavsiye ederim.
"Anlamıştı ki aşk, geniş, inkar edilmez bir iyilik ve doğruluk kaynağı olduğu kadar, aşırılık ya da yanlış anlama halinde çirkinliklerin, sahteliklerin de kaynağıdır."
Sayfa 567 - Türkiye İş Bankası kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ah Oblomov, Oblomovluk...
Oblomov cidden çok doğru bir zamanda okuduğum bir kitap oldu benim için. Karantina sürecinde evden çıkamamışken ve hala da çıkamıyorken üzerimde bir uyuşukluk hissi, mecburen de olsa sürekli yatma isteği ve bıkkınlığı oldukça yaşadığım bir dönemdeydim. Yani Oblomov'un hissettiklerini kalpten hissettim ve anladım.
Oblomov'da aslında uyuşuk, hiçbir şey yapmak istemeyen, sürekli çocukluğundaki o sakin yaşamı arayan, evinden çıkmayan -ya da çok istemesine rağmen çıkamayan- bir adamın öyküsünü okuyoruz. Ama kitabı yalnızca bu sözlerle özetlemek kitaba büyük bir haksızlık olur. Gerçekten dönem tespitleri, ikili ilişkilerdeki tespitler, insan betimlemeleri çok güzeldi. Özellikle Alekseyev adlı karakterin anlatılışı, o betimlemeler gerçekten yüreğime dokundu.
Yukarda da belirttiğim gibi Oblomov çok geniş bir kitap. İnsanın üzerindeki aile etkisini ve bu etkinin hayatın ilerleyen dönemlerinde de sürekli devam ettiğini, aşk ile aşık olma umudunun farklılığını, çevremizdeki insanların zorlaması ve bir şeylere teşviki ne kadar çok olursa olsun bir insanın değişmeyeceğini ve yaptığımız şeyleri içimizden gelerek yapınca çok daha anlamlı olduğunu çok güzel anlatıyor.
Ben özellikle Zahar'la Oblomov'un konuşmalarına bayıldım. İlk 150-200 sayfada bu konuşmaları kahkahalar atarak okudum. Sırf bu diyaloglar için bile okunacak bir kitap bence. Ama kitabın ikinci yarısı için çok öyle söyleyemeyeceğim. İkili ilişkilerin olduğu kısımlar bana biraz fazla uzun geldi. İlk kısımdaki akıcılık yoktu bence.
Oblomov ile Ştolts'un arkadaşlığı da çok güzeldi. Birbirlerine olan güvenlerini, Ştols'la Oblomov'un dünyaları arasındaki uçurumu, Ştolts'un Oblomov için yaptıklarını okuduğumuz kısımlardan cidden çok büyük bir zevk aldım.
Genel itibariyle Oblomov bence