Kendimize dükkanın arkasında, yalnız bizim için bağımsız bir köşe ayırıp orada gerçek özgürlüğümüzü, kendi sultanlığımızı kurmalıyız. Orada, yabancı hiçbir konuğa yer vermeksizin kendimizle her gün baş başa verip dertleşmeliyiz;karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz.
zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş, kör topal idare eden insanlarız. Hatta yaşamdan öylesine kopuğuz ki, gerçek "canlı hayata" karşı adeta tiksinti duyuyor, bize hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz.
aslında istediğim nedir bilir misiniz? Hepinizin yerin dibini boylamanız, işte o kadar! Huzur, sükunet istiyorum ben. Beni rahatsız etmesinler diye bütün dünyayı bir kapiğe satarım ben.