Masumiyet denen şey, zamandan bağımsız bir şey değil ki ... İnsanın görgüleri değişiyor. Çocukları aslında aileleri yetiştirmiyor; içinde yaşadıkları zaman yetiştiriyor. Şiddete hiç eğilimi olmayan benim gibi bir kız çocuğu bile, akla hayale gelmeyecek işler yapabiliyor. Adaletsizlik kan akıtıyor, evet. Ama adalet de akıtabiliyor ...
Başkalarına acımakla başlayan bu tehlikeli duygu, her zaman kendimize acımakla son buluyor. Kendimize acımaktan başka işlere zaman kalmıyor. Acımak ancak soyut bir düşünce olabilir ya da batılılar gibi davranır insan: Acıdığı kimse için bir şeyler yapar buradan bir yere varır. Batılılar  neden bize bunları öğretmiyor?
İnsanların neler yapabileceği önceden asla bilinmez, beklemek, zamana zaman tanımak gerekir, hükmeden zamandır, zaman kumar masasının diğer tarafındaki oyuncudur ve iskambil kağıtlarının tümü onun elindedir, bize düşense hayat -kendi hayatımız- karşılığında kartları tahmin etmektir.