Hayattan tamamen kopmadan önce sanata büyük bir ilgim vardı. Resim konusunda yetenekli değildim. Hiçbir eğitim de almadım. Dolayısıyla resim çizmeyi pek beceremem. Ama kendimi hep geliştirmek istedim. İçimdeki gizli tutmaya çalıştığım hayal buydu. Bir gün Görsel Sanatlar'da okuyacağıma emin gibiydim. Hayat hangi birimizin hayallerinin gerçekleşmesine izin veriyor ki?
Blue Period animesini ilk çıktığı yıl izlemiştim. Nasıl büyülendiğimi size anlatamam. Sanki içimde gizlemeye çalıştığım sanat aşkım bu animeyle özgürleşmeye karar vermişti. Çok özendim tabi. Yks'ye girmek yerine yetenek sınavına girme hayalleri sardı zihnimi. Ama yeterince cesur değildim. Manganın ana karakteri olan Yatora'nın cesaretini bulamadım kendimde...
Konusu
Yatora gireceği sınav için çok çabalayan bir öğrencidir. Ailesi zengin insanlar olmadıkları için burslu iyi bir üniversiteye gitmek için tüm zamanını derse verir. Ders dışında hiçbir hobiyle ilgilenmeyen Yatora sanatın aptalca olduğunu düşünür. Resim derslerinde hep uyumayı tercih eder. Bir gün resim hocası tüm sınıftan en sevdikleri manzarayı resmetmelerini ister. Yatora bu ödev için elbette hiç hevesli değildir.
Resim sınıfında sigarasını unuttuğu için geri dönen Yatora, sınıfta bir tablo görür. Tablo adeta onu büyüler. Tablodan öyle büyülenir ki sanata karşı olan duvarları yıkılmaya başlar.
Öğretmenin verdiği resim ödevi için çok uğraşır. Sınıf arkadaşlarının ve öğretmeninin yaptığı resmi beğenmesiyle çok duygulanır. Ve resim çizmeye karşı bir ilgisi olduğunu anlar.
Ama Görsel Sanatlar bölümünü okumaya karar vermek kolay bir iş değildir. Yaşadığı ülkede yalnızca tek bir devlet okulu vardır. Maddi olarak rahat bir durumda olmadıkları için gidebileceği tek okul Tokyo Güzel Sanatlar okuludur.
Yatora zihnine söz geçiremez ve kendini resme