Elhamdülillah öyle bir Üstâd'ımız var ki, yaptığı herbir fiilinin de yazdığı her bir kelimesinin de arkasında durabiliyoruz. Allah'ın inâyetiyle hak üzere yaşamış, istikametle bir ömür geçirmiş, Ehl-i Sünnet çizgisinden zerre taviz vermemiş, hidâyet serdârı olarak tüm beşeriyete hitap etmiştir. Hak ve hakikatin asrımızdaki rehberlerinden olan Üstâd Bediüzzaman, vâris-i Nebî olarak hizmetini îfâ etmiştir. Bizler de Hulusî Yahyagil Ağabey gibi diyoruz ki: "Ve bana böylece hakikat dersini veren bu zâta da ömrümde ilk defa olarak Üstâd dedim. Hata etmedim, isabet ettim." (Barla Lâhikası, s. 29) Abdulkadir Çelebioğlu
1000Kitap
*ÂB-I HAYAT - 4858 (CUM'ANIZ MÜBAREK OLSUN)* *Huzur Pınarı ailesinin pek muhterem üyelerinin mübarek Cuma gününü tebrik eder,* *hususi dualarınıza muhatab olmak isteğimizi arz ederiz efendim.* *ali zeki osmanağaoğlu* -------------------------------------- Büyükler buyurdular ki; Bir mübarek zata, âhirete gittiğin vakit, mizanda hesabını annen mi görsün baban mı görsün demişler. Ben bu suali birine; oğlunun hesabını mizanda sana bıraksalar ne yaparsın, şeklinde sorduğum zaman, oğlu için; "onun hiç günahları aklıma gelmez, onun doğru Cennete gitmesini isterim" dedi. O mübarek zat, annemi babamı bırakın, benim hesabımı Allahü teala görsün demiş. Çünkü Rabbimin şefkati yanında annemin, babamın şefkati bir damla kadar kalır. Şefkatin membaı zaten orada. İşte Allahü teala bu merhametten dolayı, insanlara hastalıklar, sıkıntılar veriyor. Bunların hepsinde hayır vardır. Son, önemlidir. İnsan sapasağlam ama Cehennemin dibine gitmiş. Bu sağlamlık ne işe yarar? Netice, rakam ne kadar büyük olursa olsun, bu rakam sonsuza bölününce sonucu sıfırdır. Âhiret sonsuz olduğuna göre insanın ömrünün ne kıymeti olabilir. Fî emanillah *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir genç, hakim bir zata geldi "İçimda iki tane kurt var. Biri devamlı iyilik yapmamı tavsiye ederken, diğeri devamlı kötülük tavsiye ediyor". Hakim zat şöyle dedi: "Hangisini besliyorsan o galip gelecektir".
İnsan ve Duygular
Ebû Hüreyre radıyallâhü anh’ten rivâyet olundu: “Bir zât, Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, kalbinin katılığından şikâyette bulununca o zâta cevaben buyurdular ki: ‘Kalbinin yumuşamasını istiyorsan, fakirlere ikram et ve yetimlerin başını okşa.” (Müsned-i Ahmed) 08 Haziran 2026 22 Zilhicce 1447 Fazilet Takvimi
Hadîs-i Şerif
'cuma mübarek...
"Salât ve selâm o nurânî zâta olsun ki, O Zât, Rahmân ve Rahîm'den ve Arş-ı Azamdan gelen Furkân-ı Hakîmin kendisine indiği Efendimiz Muhammed'dir. Ümmetinin iyilikleri sayısınca milyonlar salât ve milyonlar selâm üzerine olsun. Risaleti Tevrat, İncil ve Zebur'da müjdelenen; nübüvveti irhâsatla, cinlerin hâtifleriyle, insanlık âleminin evliyalarıyla, beşer kâhinleriyle müjdelenen; bir işaretiyle ay'ı ikiye bölen Efendimiz Muhammed'e, ümmetinin nefesleri sayısınca milyonlar salât veselâm olsun. Davetine ağaçların koşup geldiği, duâsıyla yağmurun hemen biniverdiği, sıcaktan korumak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek yemeğiyle yüzlerce insanın doyduğu, te parmaklarının arasından üç defa kevser gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah'ın, kertenkeleyi, ceylânı, kurdu, ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve ağacı konuşturduğu, Miracın sahibi olan ve gözü asla şaşmayan o büyük miraç mu'cizesinde rüyetullaha mazhar olan... Efendimiz ve Şefaatçimiz Muhammed'e, Kur'ân'ın ilk inmeye başladığı andan zamanın sonuna kadar Onu okuyan her bir okuyucunun okuduğu her bir kelimenin hava dalgalarının âyinelerinde Rahmân'ın izniyle yansıyan bütün kelimelerinin bütün harfleri sayısınca, milyonlar salât ve selâm olsun. Bütün bu salâvatlardan her biri hürmetine bizi bağışla, ey İlâhımız, bize merhamet et. Âmin." Mesnevî-i Nuriye
Risalet-i Ahmediye | 19. Sözden İlhamla
(Bestelenmiş halini YouTube kanalımdan ve tüm müzik platformlarından dinleyebilirsiniz.) İsmi geçse güzelleşir, bütün şiir nesirler. Methedemez hiç bir edip, hepsi nefse esirler. Risalet-i Ahmediye, sözler içinde gözde. On dört reşahatı havi, on dokuzuncu sözde. Rabbimizi tarif eder, tam üç külli muarrif. Açıklamış teker teker, özetlemiş müellif. Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun. Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun? Hatem-ül Enbiya, Kur’an, şu kitab-ı kainat. Duyan tasdik eder onu, aruz amik mâruzat. Tevâtürle teyit eder, hem incil hemi Kur’an. Mucize irhasat gibi, yüzler binler irhasat. Hatifler kahinler şahit, yüksek şecâyasına. Fevkalâde takvasıyla, sadık O davasına. Gel gidelim biz seninle, Ceziret-ül araba. O’nun ezeli hutbesi, inse cinne turaba. Her suale mukni cevap veriyor görüyorsun. Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun? O’nun neşrettiği nurla bakarsan kainata.
Risale-i Nur