Büyükanneme sorarsanız, eski günlerde her şey daha iyiydi! Eskiden daha gençti, güneş eskiden daha iyi ısıtırdı, kaymak eskiden böyle çabuk ekşimezdi… ne varsa eskide vardı! Bense öyle oturmuş susuyor, kendi kendime düşünüyordum: Neden büyükannem bana öğüt veriyor, neden kiracının gençliğini, elini ayağını soruyor? İşte bunlar öylesine bir aklıma geldi, sonra yine ilmik saymaya, çorapları örmeye koyuldum, unuttum gitti.
Asıl mesele de bu işte. Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı konularda hiçbir şeyi değiştirmez. Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur...