Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini… İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini!
Bizim halkımız, çıkarları birbirinden ayrılan sınıflar halinde değil, tersine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine gerekli olan sınıflardan oluşur. Bu dakikada dinleyicilerim çiftçilerdir, sanatkârlardır. Tüccarlardır ve işçilerdir. Bunların hangisi birbirinin karşıtı olabilir? Çiftçinin sanatkâra, sanatkârın çiftçiye ve çiftçinin tüccara ve bunların hepsinin, birbirine ve işçilere gereksinmesi olduğunu kim yadsıyabilir?
-Mustafa Kemal Atatürk
…”demokrasiye benzemiyormuş, sosyalizme benzemiyormuş, hiçbir şeye benzemiyormuş. Efendiler biz benzememekle ve benzetmemekle kıvanç duymalıyız! Çünkü biz bize benziyoruz.”
Özetle, bir çağdaşlaşma modeli, yönetimi ve uygulamasıyla toplumun tüm bireylerini ve kesimlerini kentteki işçiden kırsal alandaki köylüye; gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, öğrencisinden sivil-asker bürokratına, öğretim kadrosu görevlilerine; ticaret ve sanayi adamından çeşitli uğraş dallarında çalışanına uzanan bir yoğunluk ve ilgi alanı içinde herkesi, toplumun her bireyini sistemin bir parçası durumuna getirdiği, “yurttaşlık bilinci”ne vardırdığı; adaleti, eşitlikçi anlayışla dağıtabildiği ölçüde başarılı, etkili ve sürekli olabilir.