ZeyneßykrmkÜnlü

ZeyneßykrmkÜnlü
Ev hanımı
Lise
Ankara
Konya
61 okur puanı
Mart 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2017 3. kitabı
Sesini özlemedim.Yüzünü de...Ellerinide yanımdaki varlığını hele hiç! Daha yazamıyorum...Uzayan burnum,kalemime çarpıyor.Bırakıyorum. Söz değil, yaşadılar. Yüreklerindeki sevgiye hayatları ile imza attılar. Şahitleri kendileriydi. Onlar da birilerinin ciğerparesi idi. Onların da, o günden sonra başına yastığında yer kalmayan anneleri vardı. Evleri, sokakları, aşları, arkadaşları vardı. Onlar, arkalarına bakmadan yürüdüler. Tenlerini de, şahsi hedeflerini de aştılar. Farkları bu aşkınlıklarıydı. Kendileri için değil, başkaları için yaşadılar. Kimdi bunlar? Adları bilinsin, arkalarından methiyeler okunsun istemediler. Ama yine de meçhul oldukları söylenemezdi. Zira ayaklarını bastıkları toprak, uğruna baş koydukları dava, tuttukları bayrak belliydi. Onlar tarih boyu insanlığın yüz akı olan bir anlayışın; çalışkanlığın, güzel ahlakın, emniyetin, güvenin günümüzdeki temsilcileriydi.
BenefşeMehmet Akar · Kaynak Kültür Yayınları · 2014202 okunma
Reklam
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
Sen hala neyin derdindesin Ey İnsanoğlu! İnsan bu,hayat bu,şizofreniydi bu. Ama bir aşk uğruna dağladı o aklında kör olan şizofrenikulu...~ Z.B ~ ALDANMAKTAN BAŞKA NEYE YARAR ALDATMAK!? Tımarhanelerde delileri öldürürler...Kendisini doktor sanan deliler üstlerindeki beyaz gömlekleri bir şeref işareti olarak taşırken,aynı renkte gömlekler giydirdikleri insanların kollarını arkadan bağlarlar! Çünkü aşk karıştı kanıma! Çünkü şizofrenim! Çünkü aşkın adı şizofrenidir bu diyarlarda! Acı çekmeliyim! Acı çeke çeke öl(dürül)meliyim! Bak,tüm sevgimi sürdüğüm ellerimi uzattım sana,çıkacaksın o uçurumdan yukarı ya da ben de oraya düşeceğim! Ağlaşıyoruz sebepsizce.Bunca sebep varken ağlamak için,biz sebepsizliğimize ağlıyoruz. İnsan bir kere ölür Her gün ölen umutlarımızdır içimizdeki Paramparça olmuş sevgilerdir... Bir melektin seni ilk sevmeye başladığımda;ben seni sevdikçe şeytanlaştın! Kırdım! Kırdım! Kırdıkça kırıldım,kırıldıkça kırdım! Üzerimdeki hüzün ve yalnızlık hissi delip geçti tüm hayallerimi,sustum...Sustukça mahvoldum,mahvoldukça sustum! Şizofreni de tıpkı evcilik gibi yalnız oynanmaz! Gözyaşlarımın adına med dediler,sustum,içime çektim acılarımı;suskunluğumu cezir sandılar. İçine biraz delilik karışmamış olan büyük bir zekâ yoktur!
Şizofreni Yalnız OynanmazRahmi Vidinlioğlu · İlya Yayınları · 20121,221 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
Kaktüslerin de dikenleri var ama unutmayın;KAKTÜSLER DE ÇİÇEK AÇAR. Lakin acıyı anlatmak mutluluğu anlatmak gibi kolay değil.Hıçkırıklar dizilirken boğaza,dile gelmiyor hiçbir cümle. Yara aldığın yerde merhem arama!... Bir kadın öyle kolay pes etmez.Yıkıntılar arasından kalkar,olduğu yerde çiçekler açtırır... İnsanların kötü yanlarına alışamadım,bu yüzden yalnızlığa alıştım. Boşa emek harcamak,aylarca sahte çiçeği sulamak gibi.Solmaz belki ama büyümez de... Başkaldırdığım dostluklardan,başımı öne eğerek gittim hep. Gökyüzüm delik deşik.Nereden tutsam dökülüyor umutlarım bir bir. O boşluk herkeste oluyor,insanın içinde her zaman kelebekler uçmaz,bazen birileri ölür... Benim yaralarımı çiçekler örtüyor...Siz beni mutlu zannedin,ben kalbimdeki çiçekleri büyütmekle mesgulüm.Koca bir gülistan olmalı. Hüznüme bile yakışmadın sen,bu yüzden sana unutulmak yakışır.Ben küller arasında güller yetiştirmeye çalışmışım,ben taşa tohum ekip yeşermesini beklemişim;bu da benim ayıbım olsun.Sonradan anladım;yanlış insanlar doğru sevgiyle değişmezmiş.İnsan çok sevince kendisine yanlış yapılmaz zannediyormuş.İşte en büyük yanlışı ben kendime burada yapmışım.Sen unutulduğundan habersiz sevildiğini zannederken,ben içimdeki kuşları gökyüzüne bırakıyorum.Seninle gökyüzü izlenmez artık,sen onu da karartırsın. Ben mutluluğun anlattıkça azaldığını,acının da çoğaldığını düşünüyorum.Eğer mutluluğunuzu anlatırken gerçekten karşı tarafın mutlu olduğunu görüyor ve hissediyorsanız ne âlâ. Şimdilerde hep bir fesatlık sokma derdinde insanlar.Güzel giden şeyleri bozmak,ateşe körükle gitmek insanlarımızın kusursuz yaptığı bilinçaltı oyunu. Herkese karşı savunduğun o insanın seni üzmesi ve bunu çevreye açıklarken onun yerine utanç duyup onu savunman,sanırım en çaresiz anlardandır.Çünkü
Kaktüsler de Çiçek AçarSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 20194,250 okunma

ZeyneßykrmkÜnlü

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Antoine de Saint-Exupéry
8.8/10 · 280bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
~~~ Ama gözler gerçeği görmez ki,yüreği ile aramalı insan... ~~~ Neticede iyi tohumların iyi otları,kötü tohumların da kötü otları olacaktı.Fakat tohumlar gözle görünmezler.Toprağın derinliklerinde uyurlar. İçlerinden biri uyanmayı akıl eder,o zaman gerinir ve utanarak güneşe doğru, sevimli bir filiz uzatır.Bu bir turp veya gülfidanının filiziyse onu,dilediğince büyümesi için serbest bırakmak gerekir.Ancak bu zararlı bir bitkiyse,mümkün olan en kısa zamanda,hatta ne olduğu anlaşılır anlaşılmaz onu söküp atmak lazım. Amerika'da öğle vaktiyken Fransa'da güneşin battığını herkes bilir.Güneşin batışını görebilmek için bir dakikada Fransa'ya gitmek yeterli olurdu.Ancak ne yazık ki Fransa çok uzakta.Oysa senin,küçücük gezegeninde iskemleni biraz öteye kaydırman yeterli.Böylece canın istediği zaman,güneşin batışını seyredebilirdin..."Bir gün,güneşin batışını tam kırk üç kez görmüştüm!" Sonra da şunları ekledin:"Biyiyor musun,insan üzgün olduğu zaman gün batımını çok sever." "Güneşin battığını kırk üç kez seyrettiğin gün çok üzgündün demek ki?" küçük prens bu soruya cevapsız kaldı. "Ben zaten gerçeği kavrayamazdım!Onu,sözlerine göre değil de davranışlarına göre değerlendirmem gerekirmiş.Mis gibi kokusu ve ışıltısı beni sarıyordu.Ondan asla kaçmamalıydım...Zavallı kurnazlıklarının ardındaki sevecenliği sezmeliydim.Çiçeklerin bir dediği diğerine uymuyor.Ama ben de onu nasıl seveceğimi bilemeyecek kadar küçüktüm." "Bir generale,bir kelebek gibi çiçekten çiçeğe uçmasını,bir oyun yazmasını veya deniz kuşu kılığına girmesini buyursam ve general de benden almış olduğu buyruğu yerine getiremese o mu,yoksa ben mi haksız olurdum?" Küçük Prens,kesin bir ifadeyle:"Siz haksız olurdunuz."dedi "Doğru.Herkesten,ancak yapabileceği şeyi istemek gerek.Bir insanın,kral da olsa,yaptırmak
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Çocuk Gezegeni · 2017280bin okunma
Reklam