Var olmak mı,yok olmak mı,bütün soru bu
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına,oklarına,
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur,yeter! demesi mi?
Ölmek,uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak,ama düş görebilirsin uykuda,o kötü!
Çünkü o ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan,düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına,gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine,
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp kurtulmak varken?
Kim ister bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek.
Ölümden sonrakı bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
İnsan büyürken eti kemiği büyümüyor yalnız,
Bu Tanrı yapısı geliştikçe
Kafanın ve ruhun işi de artıyor içinde.
Şimdi belki seviyor seni,
Kirli,kötü şeyler yoktur yüreğinde.
Ama büyük adam oluşu korkutmalı seni,
Dilediğini yapmak elinde olmaya bilir.
Doğuş üstünlüğünün esiridir kendisi
“Hiçbir şey zekayı tutkulu bir kuşku kadar bileyemez. Hiçbir şey olgunlaşmamış bir zihnin bütün olanaklarını karanlıkta kaybolan bir iz kadar harakete geçiremez. Bazen çocuklar bizim gerçek addetdiğimiz dünyadan ayıran sadece incecik bir perdedir ve rastlantısal bir rüzgarla açılıverir.”