Dünya klasiklerinden olan Suç ve Ceza, sürükleyici ve ruhsal çözümlemeleri barındıran bir romandır. Romana başlarken cinayetin hemen gerçekleşmesi okurlarda merak duygusunu harekete geçirerek Rodion Romanovich Raskolnikov'un bir sonraki hareketini takip etme ve düşünceleriyle bir suçlunun zihnine girmenin kapılarını açık hale getiriyor. Bana göre ceza kavramının farklı açılarla ele alındığı bir roman. Rus yazarlarının eserlerinde çokça gördüğümüz tasvirlemeler, betimleler yoğunlukta lakin romanın sürükleyici olmasından dolayı takılmadan devam edilebilir. Eserde dönemin ağır şartlarının insanlar üzerinde nasıl psikolojik bir tahribe neden olduğu aşikardır. Raskolnikov, cinayeti işlediğinde neyi gerçekleştirdi sorusunu kendime sormaktan geri duramadım. Sekiz yıl kürek cezasının mı daha ağır olduğunu yoksa itiraf edene kadar yaşadığı ruhsal sıkıntıların mı ceza olduğunu düşünmek mümkün. Diğer karakterlerin hikayelerine yer verilmesi hayatın doğal akışının nasıl işlediğini göstermekte çok başarılı. Hele ki itiraf için gittiği karakoldaki polis konuşmaları hayatın gerçek işleyişinin ne olursa olsun neler yaşanırsa yaşansın devam ettiğini ortaya koyuyor. Romanda ölümlerin, acıların ve karakterlerin sevdikleri için kendi hayatlarından nasıl vazgeçtiklerinin yer verilmesi dram türünün güzelce işlendiği gösteriyor. Kız kardeşi, annesi, arkadaşı ve Sonya farklı hayatların sembolü olarak görünse de hepsi bir bütünün parçaları. Pervaneler kendileri atılırlar mum ışığına yaşamaktan korkmamalı ve yaptıklarımızın cezasını çekmemiz gerektiğini çok güzel bir şekilde anlatmış yazar. İYİ okumalar. :)