Zehra Akınç

Zehra Akınç
@zehraadan
“Hantallık olmasın, her cümlenin ve her kelimenin altından kıvrak bir espri göz kırpsın.”-Sevan Nişanyan
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Günaydıııınnn
Kış mevsiminden nefret edenler başkanı sizleri selamlıyor.👸🏼 Yeni kitabım Dorian Gray'in Portresi nasıl diye sormayın “ay fena oluyorum” gibi bir kitap.Güzelliğinden bahsedilen bir karakter var ve erkek,dudağının kırmızısına kadar betimlemesi var.Sanatsal mı başka türlü mü🤔hala kestiremedim.Neyse akşama belli olur.😃😃 Umarım beğenirim ama şu sıra beğenecek gibi durmuyorum. 😁 Herkes iyidir umarım. Harika bir pazar diliyorum herkese. “Görmezden gelmek saflık değil, seçilmiş bir zekâdır. Her şeye cevap verirsen tükenir, her sesi dinlersen kendini kaybedersin. Bazen bilerek susmak, ruhunu korumanın en güçlü yoludur.”
Duygu ve Düşünce
Zehra Akınç
Tüm zamanlarda okuduğum kitaplar arasında favorilerimde olan bir kitap. Bayılacaksınız🤌 Keyifli okumalar🌸
Bol spoiler içerir…
3/10
·524 syf.·
2026 17. kitabı
Bu kitaba başlarken deli gibi eleştireceğimi biliyordum ve başlıyorum… 30 yaşında nişanlı bir adam ve kendisinden 12 yaş küçük bir kadın arasında yaşanan ilişki.Nişanlı bir adam bunu neden yapar? Ego tatmini mi? Buram buram anlatılan cinsellik midemi bulandırdı. Hem nişanlısı hem Füsun ile ikisinin de bile bile bunu sürdürmeleri.Modernlik adı altında cinsellik ile ilgili bir çok şeyin normalleştirilmesi.Üstüne bunu bile aralarında konuşmaları.Sonra aşkın her anındaki eşyanın müzeleştirilmesi ve romantik anlamlar yüklenmesi bayağı bence. Hem nişanlısından vazgeçmiyor hem de Füsun’dan. Füsun desen o da vazgeçemiyor ki bu resmen kendi değerini yok saymaktır. Bunların dışında gerçekten kitaptan keyif almadım. Yarım bırakmama huyum olmasa muhtemelen kesip atmıştım.Aşırı yalın bir dil,bir kitabı okurken bu kadar mı boş ve hiçbir şey katmadığını hisseder insan kendisine…Zaten Kemal,romanda Füsun ile baş başa geçirdiği anlardan sıyrılıp,o dönem sosyetesini anlatıyor uzun uzun. Ne giymişler,ne takmışlar fln fln…O dönemi de eleştiriyor mu altını mı çiziyor belli değil…Bu yazarın okuduğum 2.kitabı.ilki benim adım kırmızı idi,o bile bu kadar sığ gelmemişti. Dönemin tarif edilen kadın ve erkek kavramlarını ,sadece kitaba bakarak tanımlarsak hepsinin derdi, istediği kişilerle modern! bakış açısıyla,rahatça beraber olabilmek. Evet bir toplumun değer yargılarının içinin zamanla nasıl boşaldığını,değersizliğini rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz romanda.Üstüne basa basa anlatılan Modernlik anlayışı beni benden aldı ama.Sırf bitsin diye hızlıca okumaya çalıştım.Tam bir vakit kaybı. Bir yerde romanda geçiyor…aaa Kemal hiç yalan söyleyemiyor…canım çok haklısın ya o kadar dürüsttü ki Kemal evlerden ırak… Elindeyken iki kadını bir arada yürütmeye çalışan,şereften uzak davranışla
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,6bin okunma
Zehra Akınç
Kitabı yeni bitirdim ve gerçekten bir tek ben mi sevemedim diye kendimi sorguladım. İncelemeleri okurken size denk geldim. Kitap elimde süründü resmen yarım bırakmama ramak kalmıştı. Birincisi kitap hiç akıcı değildi sürekli bir kısır döngü içinde aynı şeyleri okuduk. En vurucu kısımlar sonlardı ama orada da çok etkilenemedim. Ayrıca Orhan Pamuk’un bazı söylemleri(Batı övücülüğü vs.) beni çok rahatsız etti. Kitaba inceleme yazmak dahi içimden gelmediği için içimi burada dökmek istedim. Güzel incelemeniz için teşekkürler 👏🏻
Herkese Merhaba,
Ufak bir ricam olacak sizlerden. Uzun zamandır kitap okuyamama durumuyla karşı karşıyayım. Çok istiyorum okumayı ama bir süre sonra dikkatim dağılıyor. Okuma alışkanlığımı geri kazanmak için az sayfalı kitaplar okumaya çalışıyorum(en fazla 200 sayfalı). Okumak beni iyileştiriyor çünkü. Bu yüzden beğendiğiniz yazarlardan, az sayfalı kitap önerileri verebilir misiniz acaba? Beni ben yapan değerlerimden biri okumak. Ve ben bu alışkanlığımı kaybetmek istemiyorum. Okumak ve öğrenmek bu hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri. Lütfen bu alışkanlığımı kaybetmemem için bana yardımcı olun. Yardım eden etmeyen herkese teşekkür ederim şimdiden.
Zehra Akınç
Beni genelde bu durumdan kurtaran hep Stefan Zweig olur. Onun dışında Anton Çehov önerebilirim Altıncı Koğuş, Üç Yıl hem dil hem akıcılık olarak beni kurtarıyor. Bir de son olarak Kırmızı Pazartesi okuyabilirsin. Öncelikle ekran süreni azaltmanı öneririm süre alarm kurup 1 saat telefona bakmadan kitap okumak bende çok işe yarıyor 🌸