Acılı bir ruh, yabancı bir diyarda yakınlarından biriyle karşılaşan bir yabancı gibi, kendine benzeyen, aynı duyarlılığı paylaşan bir başkasıyla birleşince huzura kavuşur. Hüzün kalpleri sevinçten ve neşeden daha çok birleştirip yakınlaştırır. Aşk, gözyaşlarıyla yıkandığında, saftır, güzeldir ve sonsuzdur!
Güzellik, sadece ruhlarımızın büyülenmek için algılayabileceği bir gizemdir; çünkü muhakeme yoluyla güzelliğin gerçekliğini sözle ifade edemeyiz. Güzellik, bakan kişi ile bakılan kişi arasındaki bakışta saklı bir akıştır. Gerçek güzellik, yeryüzünün derinliklerinden gelen, çiçeğe rengini ve kokusunu veren, hayat gibi ruhun en gizli yanlarından yayılan ve bedeni işıtan bir pırıltıdır.
Merhaba değerli okurlar, Bir solukta okuduğum, kısa ama çarpıcı bu hikâyeyi sizinle de paylaşmasam olmazdı.
Düyşen Öğretmen ile Altınay’ın hem üzücü hem de ilham veren mücadelesi, 1920’li yılların Kırgız köy yaşamını ve eğitime bakışı etkileyici bir şekilde yansıtıyor.
Herkesin karşısına bir Düyşen çıkar mı bilinmez, Altınay belki de şanslı olanlardandı— buna şans denirse tabii.
Yazar, hikâyenin arka planında Lenin ve dönemin siyasi atmosferine de değinmiş.
Kısacası, bu hikâye beni çok etkiledi ve herkesin okumasını kesinlikle tavsiye ederim.
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov