OkuyanAnne

İyiliğini sürdüren kişi iyidir. Diline yalanı, kalbine kini bulaştırırsa “iyi insan” sıfatı, adının önünden kıymetli bir nişane gibi sökülüp alınacaktır. İki kardeş, bir vadide koyunlarını otlatırken kayaların arasından çıkan, ağzında bir altın taşıyan yılanla karşılaşır. Yılan, altını onlara bırakır ve bu hâl bir zaman sürer. Bir gün kardeşlerden biri, yılanın altınları getirdiği yeri bulup, akabinde de yılanı öldürüp hazinenin tamamına sahip olmayı diğerine teklif eder. Kardeşi, kabul etmez bunu. Fakat o da niyetinden vazgeçmez. Yılan yeniden yaklaştığında elindeki baltayla ona saldırır, kuyruğunu yaralar. Derken yılan da onun bedenineelbet mideyi ağza getirecektir. İyiliğini sürdüren kişi iyidir. Diline yalanı, kalbine kini bulaştırırsa “iyi insan” sıfatı, adının önünden kıymetli bir nişane gibi sökülüp alınacaktır. İki kardeş, bir vadide koyunlarını otlatırken kayaların arasından çıkan, ağzında bir altın taşıyan yılanla karşılaşır. Yılan, altını onlara bırakır ve bu hâl bir zaman sürer. Bir gün kardeşlerden biri, yılanın altınları getirdiği yeri bulup, akabinde de yılanı öldürüp hazinenin tamamına sahip olmayı diğerine teklif eder. Kardeşi, kabul etmez bunu. Fakat o da niyetinden vazgeçmez. Yılan yeniden yaklaştığında elindeki baltayla ona saldırır, kuyruğunu yaralar. Derken yılan da onun bedenineelbet mideyi ağza getirecektir. İyiliğini sürdüren kişi iyidir. Diline yalanı, kalbine kini bulaştırırsa “iyi insan” sıfatı, adının önünden kıymetli bir nişane gibi sökülüp alınacaktır. İki kardeş, bir vadide koyunlarını otlatırken kayaların arasından çıkan, ağzında bir altın taşıyan yılanla karşılaşır. Yılan, altını onlara bırakır ve bu hâl bir zaman sürer. Bir gün kardeşlerden biri, yılanın altınları getirdiği yeri bulup, akabinde de yılanı öldürüp hazinenin tamamına
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kimlerle Tartışılmaz? Tartışmanın faydalı olabilmesi için, karşınızdaki insanın da doğru niyetli, saygılı ve dinlemeye açık olması gerekir. Aksi hâlde, en güzel söz dahi yanlış kulakta, yanlış yankılanır. Bir tasavvuf âlimi, yolda boynuzlu bir hayvanla karşılaşır. Kenara geçerek hayvana yol verir. Yanındakiler, âlimin yolun kenarına çekilip beklemesine, hayvana yol vermesine şaşırırlar. O zat, kendisini şaşkınlıkla izleyenlere şu manidar cevabı verir; “Benim aklım var, onun ise boynuzları...” Sonunda hüsrana uğrayacağımız bir tartışmamaya girmemek evladır. Bu yüzden karşımızdaki insanın tartışmaya müsait olup olmadığına bakmalıyız.
"Kendini saydırmasını bilmeyenı adam yerine koymazlar."
Hani insan gümüş üzengili yavuz atı üzerine kurulmuş, kürklü, kalpaklı, sakalı göğsünü örten peygamber görünüş lü bir ihtiyar görse içinden selam vermek, önünde saygıyla eğilmek gelir. Ama Momun öyle miydi ya! Adı üstünde, Hamarat Momun demişlerdi ona. Belki onun tek üstünlüğü başkalarının gözünde küçük düşmekten korkmaması, başkalarının ne diyeceğine aldırmamasıydı. (Ne oturuşu, ne konuşması, ne yanıt verişi, ne gülümsemesi, ne şusu, ne busu; kimseye benzemezdi o.) Kendisi de bilirdi ki, bu bakımdan çok seyrek rastlanan mutlu insanlardan biriydi. *İnsanlar hastalıklardan çok kendilerini olduklarından büyük gösterme hevesinden, doymak bilmez yükselme hırsından dolayı öbür dünyayı boylarlar*. (Kim daha zeki, daha değerli, daha güzel; üstelik, daha görkemli, haksever ve çalışkan olarak tanınmak istemez?) Oysa Momun hiç de öyle değildi. Davranışları tuhaf olduğu için herkes ona tuhaf davranırdı.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Çalışan bir anne, akşam yemeğinden sonra çocuğuna yarım saat ayırsa, ikisi de bu beraberlikten zevk alsa; yarım saatlik bu beraberlik, tartışma ve sürtüşme ile geçen iki saatlik beraberlikten daha değerlidir. Çalışan anneler için suçluluk duygusu bir tuzaktır. Çocuğuna karşı görevlerini yerine getiren çalışan bir anne, suçluluk tuzağına düşmemeli, her anne gibi çocuğunu eğitme ve disipline etme hakkına sahip olduğunu unutmamalıdır.