ben sizin kadar güçlü değilim... bazen hür olduğumu zannederek sevindigim oluyor. esir bir şehrin hatta esir bir memleketin esirlerinden herhangi birisi olduğumu unutuyorum da...
Arabanın çakıl taşlı yolda fren yaptığını işitiyorum, kapıları açılıyor ve ben yapabildiğim en iyi şeyi yapıyorum. Üzerine düşünmem bile gerekmiyor. Olduğum yerden fırlıyor ve yol boyunca koşuyorum. Kalbimi ellerime hissettiğim kadar göğsümde hissetmiyorum ve onu sanki içimde olan bitenleri anlatacak bir ulakmışım gibi hızla götürüyorum yanımda.
Tası suya daldirip dudaklarıma götürüyorum. Su daha önce hiç icmedigim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orda olmayışının tadı