Zehra Selimoğlu

Puan vermedi·368 syf.··
2026 18. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 21:59
Kitabı elinize aldığınızda İslam coğrafyasının az gelişmişliğine otoriterlik üzerinden sosyolojik bir analiz yapılacak diye düşünüyorsunuz, bir noktaya kadar doğru da olabilir ancak yazar, kitabın özellikle ilk bölümlerini tamamen değilleme üzerine kuruyor. Yani İslam dünyası şundan dolayı az gelişmiş degildir, bundan dolayı da değildir. Aynı şekilde yönetilen, aynı sistemlerle idare edilen başka dinlere mensup ülkeler de vardır gibi gibi.... Bu zamana kadar söylenmiş neredeyse bütün teorileri çürütüyor ya da neden tam olarak o nedenle olmadığını bilimsel verilerle kanıtlıyor. Bunu tam olarak kendi tezini ortaya koymak için bir genel temizlik olarak değerlendirmek gerekir. Belli bir döneme kadar İslam dünyasının nasıl geliştiğini ulemanın bağımsızlığını ve sonra nerede ve hangi şartlarla gerilemenin yaşandığını, sebeplerini ustalıkla ele alıyor. (Yaz cnm kitabı yaz buraya) (Bırakın anlatacağım) Elbette kitaba, okuyucunun bakış açısının da çok önemli olduğunu düşünerek yaklaşmak istiyorum. Sosyolojik olarak baktığımızda siyasal ve teolojik sistemler, ekonomik yapılar üzerinden derin bir analiz sunuyor kitap bize; ben bu analizler bağlamında çapayı başka bir disipline atmak ve biraz psikanalitik olarak okumak istedim kitabı. Özellikle dini otoritenin yeni söylemleri dışarıda bırakmaya ve nakilleri korumaya yönelik tutumlarına Lacan üzerinden bakmak gerektiğini düşünüyorum. Lacan'ın, insanın/öznenin kurulumunda özneyi var eden sistemin dil olduğuna dair teorisi bize bu konuda çok şey söyler. Yeni söylemlerin ve sorunların dışarıda bırakılması ve sistemin kendini tekrar eden bir yerde kalması insanı belli bir noktada çatala getirir. Ya tekrar eden sistemin(dilin) içine girip yok olmak ya da kendi öznesini yaratmaya çalışan insanin sistemin dışına püskürtülmesi. Bu
Sosyoloji
İslam, Otoriterlik ve Geri KalmışlıkAhmet T. Kuru · Ayrıntı Yayınları · 202613 okunma
Reklam
Bir kişi, sadece, aranabilmesi münasip olan şeyi ararsa, o, gerçeği aramada başarısızlıktan dolayı suçlanamaz.
Sayfa 63 - Ankara Okulu·Kitabı okudu
Sosyoloji
Bilgimi tetkik ettiğinde, 'duyu verileri' ve 'zorunlu hakikatler' hariç, onun hiç birinin kesin olmadığını anladım. Bununla beraber ayrıca duyu algısı ve zaruri hakikatlere olan bu güvenimin, belki anne-baba ve öğretmenlerden alınan önermelere önceki güvenimden daha güçlü olmadığı aklıma geldi. Bu yüzden, duyu algısı ve zaruri hakikatlerden ciddi olarak şüphelenmeye başladım.
Sayfa 63 - Ankara Okulu/Delaletten Kurtuluş Kitabından Alıntı·Kitabı okudu
Sosyoloji
Bir toplumun iki grubu arasında gerginliğin bulunduğu yerde, aydınlar için her iki grupta da bir yer vardır; fakat bir aydının en tatminkar ve sürekli görevi, çarpışan grupların kesin olarak dışında kalmak ve tarafsızlığını devam ettirmektir.
Sayfa 18 - Ankara Okulu·Kitabı okudu
Sosyoloji
Asıl soru şu: Bunlar olurken Gazali aşkın bir halde miydi yoksa regresif miydi?

Zehra Selimoğlu

@zehraselimoglu
·
Gazali ve Gerileme
Müslümanların entelektüel yavaşlamasının daha yaygın bir açıklaması, Gazâli'nin olumsuz rolüne atıfta bulunur. 'Kayıp Aydınlanma' adlı eserinde, Starr, Gazâli'nin filozoflara saldırarak ve tasavvufu teşvik ederek Orta Asya'nın (ve doğu İran'ın) entelektüel gerilemesine etki ettiğini savunur. Starr'a göre Gazâlî, "rasyonel aklı... mistik sezgi ve gelenekten gelen bilgiyi sorgulamasına izin verilmeyen bir alt statüye" indirgemiştir.
Sayfa 148 - AYRINTI Çeviri: M.Akif Koç·Kitabı okudu
Reklam