Lezzetini çiğnedikçe aldığım yemekler gibi manzaraya baktıkça içine gömülüyorum. Şehrin haritalarla, rehberlerle çözemeyeceğim şifrelerine, sokaklarda dehlizlerde dolanmakla öğrenemeyeceğim hikayelerine sanki bir noktada durup yeterince uzun bakarak vâkıf olacağım. Her noktaya uzanarak birbiri üstüne kapanan görüntüler şehrin oluşumuna, işleyişine, hayata, insanların hayatı kayar gibi yaşayışına dair bilgiler içeriyor da ben ne kadar yoğunlaşırsam bu bilgi bana o kadar iyi geçecekmiş gibi geliyor.
Kendinde bulunmayan coşkunluğun, şiddetin, ani ve kuvvetli heyecanların Ömer'de çok olarak mevcut oluşu, ona daha ziyade bağlanmasına sebep oluyor, fakat kendisinde olup da Ömer'de bulunmayan vasıfların noksanlığını da acı acı hissediyordu. Bir insandan bu kadar çok şey talep etmek belki doğru değildi.