Nietzsche gizli bir intikam duygusu olmaksızın hiç kimsenin şikayet etmeyeceğini ya da kendi kendisini suçlamayacağını öğretiyordu, dolayısıyla "Her şikayet (Klagen) suçlamadır (Anklagen)." Aynı fikir aynı sözcük oyunuyla, Freud'un ünlü makalesi Yas ve Melankoli'de de bulunur: "Onların 'şikayetleri' aslında kelimenin daha eski anlamıyla 'suçlama'dır."
Freud Nietzsche'den "tahminleri ve sezgileri psikanalizin çok büyük uğraşlar sonucu elde edilmiş bulgularına çok şaşırtıcı biçimde uygun düşen" bir filozof olarak bahseder ve tam da bu nedenle, zihnini dış etkilerden korumak için uzun zaman Nietzsche okumaktan kaçındığını ekler.
Avrupalı elitleri savaşın biyolojik bir zorunluluk ve kaçınılmaz bir kanun olduğuna ikna eden sözüm ona Darwinci felsefe Birinci Dünya Savaşı'nın çıkmasından sorumlu tutulmuştur. Sık sık Darwin' e atıfta bulunan Hitler'le zirveye çıkan uzun bir siyasetçiler dizisi aynı ilkeyi ileri sürmüştür. Kısacası, Kropotkin'in dediği gibi "Medeni toplumda, Beyazların sözüm ona kendilerinden daha aşağı ırklarla ilişkilerinde ya da güçlünün zayıfa karşı tutumunda, gerekçesi bu formüle bulunmayan hiçbir rezalet yoktur."
Kendisi de hastalıklı bir insan olan Novalis, hastalıkların insanın en önemli kaygısı olması gerektiğini, "düşüncelerimiz ve eylemlerimizi harekete geçiren en ilginç etken ve besin olduklarını, hastalıkları kullanma sanatı hakkında pek az şey bildiğimizi" söylüyordu.