Doğasever bir mimar adayı.
|Utopialılar aklı başında insanların, yıldızlar ve güneş dururken, bir incinin ya da bir elmasın cılız parıltısına düşkünlüklerine şaşarlar.
Insanların üstüne çok varmamalı. Öldürmeli, dövmeli, ama üstlerine çok varmamalı.
...
Insanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.
İnancın ne olursa olsun. En katı dindarlarda bile kuşkunun izi vardır; en koyu inançsızlıkta ise itiraf edilmemiş bir umut yaşar. Öbür dünyaya karşı, insanlar sadece rollerini oynar, ortak inançları bedenlerdeki yorgunlukta yazılıdır.
Her varlıkta, her nesnede aydınlık ve karanlık yan yana ve iç içedir. Yediğiniz bir hurmanın eti, vücudunuzu besler, tadı ve kokusu da ruhunuzu. İçinizdeki ışık güzelliklerle, bilgiyle beslenir, onu sürekli beslemeye bakınız,sadece bedeni doyurmakla yetinmeyiniz. Duyumlar size güzelliği içinize sindirmeniz, dokunmanın, koklamanız, tatmanız, işitmeniz, görmeniz için verilmiştir.