Niçin hayatının bu en büyük arzusunu,şimdiye kadar belki yine içinde,fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu,hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz öldürmeye mecbur kalıyordu? Niçin? Kim için?
“Yoksa gelmem diye mi korkuyorsun?”
Yusuf başını salladı:
“Gelirsin… Biliyorum…”
“Öyleyse neden bırakmıyorsun?”
Yusuf avucunda tuttuğu bileği sinirli bir hareketle sararak:
“Lüzum yok!” dedi. Sonra,dudakları titreyerek ilave etti:
“Ne olursa olsun,artık seni hiç bırakmayacağım!”
Muazzezin koluna başını dayayarak bir müddet derin derin nefes aldı neredeyse uyuyacaktı. Bı sırada Muazzez kendini tutamayarak sordu:
“Daha gidecek miyiz Yusuf?”
Anlıyor musun,kıskanıyorum. Bir deli gibi,bir çılgın gibi kıskanıyorum. Bu gözleri,beni deli eden,çıldırtan bu güzel gözleri,bu siyah gözleri kıskanıyorum.Onlarda bir başka hissin,bir başka hayalin gölgelerini görmek istemem. Onlarda yalnız ben yaşamak,yalnız hen ölmek isterim.
Sayfa 64 - Türkiye iş başkası yayınları·Kitabı okudu