"Mehmet", ne düşman donanmasının yağmur misali yağan mermilerini ne de kendisinden çok kalabalık düşmanını fark edecek halde değildi. Vatan elden gidiyordu ve ona, taarruz emredilmişti.
Karşılıklı siperler arasında mesafemiz sekiz metre, yani ölüm kesin. Birinci siperdekilerin hiçbiri kurtulamıyor, hepsi düşüyor, ikinci siperdekiler onların yerine giriyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Öleni görüyor, 3 dakika kadar sonra öleceğini biliyor, en ufak bir duraksama bile göstermiyor, sarsılmak yok. Okumak bilenler ellerinde Kur'an-ı Kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şehadet getirerek yürüyorlar. Bu, Türk askerlerindeki ruh kuvvetini gösteren hayrete ve tebrike diğer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale savaşı'nı kazandıran, bu yüksek ruhtur.