Aslında "güçlü" bir genç kız hikayesi zannederek başladığım Ruth'u saçma Türk dizilerinden bir farkı olmadığını anlayarak bitirdim :(
Ruth'un okuldaki kızlara gerçeklikten uzak hikayelerini anlatırken öğretmeni Erik'in dikkatini çekmesi sonucu yaşanan duygular...
Erik, oğlu Jonas ve sakat karısı Klara-Bel ile bir hayat yaşıyor. Bir akşam Ruth öğretmenin evine gidiyor ve ona yakında okulu bırakacağından söz ediyor. Erik de birden kendini ona adamaya karar veriyor. (Ruth neden gitti, Erik neden böyle hissetti? Bana saçma geldi açıkçası buralar) Sonra Ruth'a özel ders vermeye başlıyor.
Aslında Erik'in bir çocuğu himaye edip yardımcı olmaya çalıştığını sanmıştım en başında. Sonradan karşılıklı ama itirafı zor olan bir tutuşmayı gördüm, okudum.
Okuduklarımı tasvip etmedim çünkü bu pedofili sonuç olarak.
Yazdıklarımdan Erik'in kötü niyetli olduğunu düşünenler de olacaktır, kurguyu ciddiye almamayı düşünenler de. Ama bana göre bu tam bir kötü niyet.
Her şeye rağmen gayet akıcı bir kitap (işte bu noktada Türk dizisi benzetmesi yapıyorum). Çok duygulandığım sayfalar oldu ama konusunu beğenmedim maalesef.
RuthLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20184,394 okunma
Herkes az ya da çok kendi sistemine uyarak yaşamaya başlamıştı. Bu sistem benimkinden çok farklıysa sinirleniyor, benzer olmasına ise içerliyordum. Hepsi buydu.
Arada bir küçük küçük duygu dalgaları yüreğinin kıyısına vuruyordu. Öylesi anlarda gözlerini kapayıp yüreğini tamamıyla susturup dalganın geçmesini bekliyordu. Bunlar onun için akşamdan önce gelen karanlık anlardı. Dalga geçtikten sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden her zamanki sakin haline dönüyordu.