“Her sabah yeniden başlıyorum yaşamaya. Pembeleri, mavileri yeniden seviyorum. Ağacı, duvarı, parmaklığı, hapisliği yeniden öğreniyorum. Ve yarının, yani bir gün sonrasının Yılmaz Güney’i olmaya, onun dokusunu dokumaya başlıyorum. Her gün, titizlikle atılmış bir ilmiktir çünkü.”
İnsanın mayalanmasında büyük payı olan olaylar vardır. İz bırakan, değişime zorlayan olaylar. İnsana yetmezliğini, yetersizliğini duyuran, kendine duyduğu saygıyı yitirten, kendi gerçeğini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren olaylar…