Büyük işletmeler makineleriyle her şeyi, herkesi
eziyor, ama bu haksızlığa karşı eski loncaların yaptığı gibi birleşip hak aramak bile mümkün olmuyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Odaya derin bir sessizlik çöküyor, hepsi bu demir cenderenin verdiği sıkınn içinde oflayıp puflamaya başlıyordu. Yalnız eğer evdeyse Bonnemort Baba şaşkınlıkla gözlerini açıp bakıyordu, onun zamanında böyle şeyler ağza bile alınmazdı çünkü, insanoğlu kömür tozları içinde dünyaya gelir, ömrünü kömür damarında kazma sallamakla geçirir, gerisine karışmazdı; şimdiyse madencilere birtakım umutlar veren bir hava esiyordu ortalıkta.
Bilgisi arttıkça, işçi mahallesindeki bu iç içelikten daha çok rahatsız olmaya başlıyordu. Hayvan mıydılar ki böyle tarlalarda, herkesin gözü önünde çiftleşiyor, orasını burasını göstermeden gömlek bile değiştiremeyecek kadar üst üste yaşıyorlardı?
Üstelik sağlığa da zararlıydı bu yaşayış, kızlar da, oğlanlar da genç yaşta bozulup gidiyordu!
O güne dek arkadaşlarının alttan alta büyüyen sessiz öfkesine katılıyor, yalnızca içgüdüsel bir başkaldırı duyuyordu. Bir sürü değişik soru dolaşıyordu zihninde; neden insanların bir bölüğü yoksul, bir bölüğü aşırı zengindi? Neden birinciler ikincilerin çizmesi altında eziliyor, bir gün onların yerine geçebilme umudu beslemeden ha bire acı çekiyordu? İlk iş olarak bilgisizliğini fark etti. Bunun üzerine gizli bir utanç, bir acı yerleşti yüreğine; köklü hiçbir şey bilmediği için, canla başla bağlandığı konulardan, insanların eşitliğinden, dünya nimetlerinin bütün insanlara hakça dağıtılması gerektiğinden söz açmaya cesaret edemiyordu. Ve tabii bilgisiz kişilerin yol yöntem tanımayan, gelişigüzel öğrenme aşkına tutuldu.